(2942 S. K. m. 7, 8, 10, 30) (1086 S. K. m. 163)
Dava: Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırılan taşınmazın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 2942 Sayılı Yasanın 10.maddesine göre bedel tespiti ile daimi irtifak hakkının tescili isteminden ibarettir. Mahkemece; davacıya HUMK.'nun 163. maddesi uyarınca verilen kesin mehilin gereklerinin yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden dava, davacı Botaş tarafından davalı Hafize A. ile Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü aleyhine açılmıştır. Kamu kurumları ve tüzel kişileri arasında taşınmaz mal devrini düzenleyen 2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasayla değişik 30.maddesinde taşınmaz mala, kaynak veya irtifak hakkına ihtiyacı olan idare 8. madde uyarınca bedelini tespit edip, bu bedel esas alınarak ödeyeceği bedeli de belirterek mal sahibi idareye başvurup taşınmazın kendisine devrini isteyeceğini, mal sahibi idare devire muvafakat etmez veya 60 gün içinde cevap vermez ise anlaşmazlık, alıcı idarenin başvurusu üzerine Danıştay ilgili idare dairesince incelenerek 2 ay içerisinde karara bağlanacağını, tarafların bedelde anlaşamadıkları takdirde alıcı idarenin devirde anlaşma tarihinden veya Danıştay kararının tebliğinden itibaren 10.maddede yazılı usule göre mahkemeye başvurarak kamulaştırma bedelini tespit edeceği öngörülmüştür.
Diğer davalı Hafize A.'ın taşınmazdaki payı ile ilgili olarak da anılan yasanın 7. ve 8. maddelerinde öngörülen işlemleri eksiksiz olarak davacı idarenin dava açmadan önce yerine getirmesi gerekir. Davacı idare tüm bu işlemleri yapmadan davayı açmış olduğuna göre mahkemece öncelikle açıklanan yol ve yöntemlere uygun açılmayan davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddine karar verilmiş olması doğru değil ise de sonucu itibarıyla bu gerekçeyle davanın reddinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı deliller ile kanuni gerektirici sebeplere göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usule ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 06.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy