(4721 S. K. m. 698)
Dava: Dava dilekçesinde ortaklığın giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gereği yerine getirilmemiştir. Şöyle ki;
Dava konusu taşınmazda bulunan 3 katlı kagir yapının davacıya ilişkin olduğu, istinat duvarı ile samanlığın ise davalı tarafından yapıldığı kabul edildiğine göre muhtesat ve zemin değerleri esas alınarak oran kurulması ve satış sonunda elde edilecek bedelin bu oran esas alınarak dağıtılması gerekir. Oran kurulurken muhtesatın ve zeminin dava tarihi itibariyle ayrı ayrı değerleri tespit edilerek bu değerler toplanıp taşınmazın bütün değeri saptandıktan sonra bulunan bu değer muhtesat ve zemin değerine ayrı ayrı oranlanarak yüzde itibariyle her birine isabet edecek yüzde oranları saptanır. Satış bedelinin dağıtımında bulunan bu yüzde oranları göz önünde bulundurularak muhtesata isabet eden kısmın yalnızca muhtesat sahiplerine arza isabet eden değerin de payları oranında paydaşlarına verilmesi gerekirken bozma sonrası düzenlenen 12.10.2005 tarihli bilirkişi raporu da dikkate alınmadan taşınmazın muhtesatla birlikte satışı sonunda elde edilecek bedelin tapu kaydı ve mirasçılık belgesindeki payları oranında paydaşlara verilmesine şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 30.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy