(2942 S. K. m. 11, 15)
Dava: Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Kanununun 4650 S. Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü:
Mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de alınan bilirkişi raporları hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
1- Kamulaştırma Kanununun 11. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde tarım arazisi niteliğinde bulunan taşınmaz malın değerlendirme tarihindeki mevki ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle değerinin belirleneceği öngörülmektedir. Buna göre taşınmazın değerinin saptanmasında münavebeye alınacak ürünler yönünden sulu ya da kuru tarım arazisi niteliğinde olup olmaması önem taşır. Ayrıca Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre, İklim koşulları, arazinin toprak ve topografik yapısı ile bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vb.) gözetildiğinde dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan, ülkemizin değişik yörelerindeki sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde, (değeri önemli şekilde etkileyen kanıtlanmış farklı ve özel bir etkenin bulunması durumu dışında) kapitalizasyon faiz oranı %5, kuru tarım arazilerinde ise %6 olarak alınmaktadır. Bilirkişi kurulu raporlarında dava konusu taşınmazın sulama durumunun gözetildiği belirtilerek kapitalizasyon faiz oranı %5 alınmak suretiyle değer belirlenmiş ise de, yapılan keşiflerde taşınmazın ne biçimde sulandığına ait özel bir tesbit yapılmadığından, sulamanın kaynağının ve bu kaynağın taşınmaza olan uzaklığı, sulamanın taşınmazın tamamında ve her mevsim için sürekli ve düzenli bir sulama için yeterli olup olmadığı hususu keşifle bilirkişiler tarafından ayrıntılı olarak araştırma yapılarak belirlenmeden ve sulama giderlerinin miktarı da açıkça belirtilmeden, sulu kabul edilip kapitalizasyon faiz oranı %5 alınarak değerlendirme yapılmış olması,
2- 2942 S. Kanunun (4650 S. Yasayla değişik) 15. maddesinin son fıkrası hükmüne göre, bilirkişilerce yapılan değer tespitinde idarece belgelerin mahkemeye verildiği günün esas tutulması gerekir. Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde sağlayacağı net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmesinde, taşınmazın kuru ya da sulanabilir niteliğine göre münavebeye alınacak ürünler belirlenip bunların dekar başına ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ait olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki Tarım Müdürlüğünün değerlendirme yılına ilişkin verilerinin esas alınması gerekirken bilirkişi raporlarında 2005 yılı fiyatları oluşmadığından söz edilerek 2004 yılı verilerine göre belirlenen değere %12 enflasyon farkı uygulanmak suretiyle hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Somut olayda -karar ve inceleme tarihi itibariyle 2005 yılı verilerinin belirlenmiş olduğu gözetilerek- Tarım Müdürlüğünden 2005 yılı resmi verileri getirtilip buna göre ek rapor alınması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, taşınmazın sulu ya da kuru tarım arazisi niteliği -Dairenin geri çevirme kararı üzerine dosyaya getirtilen Pazarcık İlçe Tarım Müdürlüğünün 27.11.2006 tarih ve 3262 sayılı, Pazarcık İlçesinde sulu antep fıstığı yetiştiriciliği yapılmadığına ait yazı cevabı da gözetilerek- açıkça ve denetime olanak verecek şekilde saptanmalı, bunun sonucunda taşınmazın fiilen sulandığının kesin olarak belirlenmesi halinde yukarda açıklanan hususlarda eksiklikler de giderilerek buna göre hüküm kurulması; susuz tarım arazisi olduğunun saptanması durumunda ise, antep fıstığı ürününe ait İlçe Tarım Müdürlüğünce bildirilen (2005 yılına ait) kuru arazideki dekar başına ortalama verim ve üretim giderleri ile kg. başına ortalama satış fiyatları esas alınarak değerlendirme yapılıp %6 kapitalizasyon faizi uygulanmak suretiyle kamulaştırma bedelinin belirlenmesi için bilirkişi kurullarından ek raporlar alınması, raporların bozma gereklerine uygunluğu da denetlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 29.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy