(818 S. K. m. 101)
Dava: Dava dilekçesinde faiz alacağının tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde, artırılan kamulaştırma bedelinin faizinin, daha önce açılan dava ile hüküm altına alınan kısmından fazlasına ait bölümünün tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
Dairece aynı tarih incelenen mahkemenin 2002/130 esas s. dava dosyasında, artırılan kamulaştırma bedelinin faizinin tahsiline hükmedilmesi istenilmiş iken fazlaya ait hakkın saklı tutulduğuna ait bir açıklamaya yer verilmediği anlaşılmıştır.
Doğmuş bir hakkın sadece bir bölümünün dava edilmesi ve kalan kesiminin, talep hakkı saklı tutulmadan dava dışı bırakılması, o kesimden vazgeçildiği biçiminde nitelendirilmelidir. Bu nedenle, faize ait asıl davadaki istekten fazlasının ikinci bir dava ile talep edilmesine olanak bulunmamaktadır.
Davanın açıklanan bu sebeple reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 25.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy