(4721 S. K. m. 108)
Dava dilekçesinde gaile fazlasına müstahak vakıf evladı olduklarının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacılar vekili 06.08.2003 tarihli dilekçesinde, Vakfın gaileye müstahak evladı olduklarının tespitini istemiş; 30.12.2004 havale tarihli dilekçesi ile de müvekkillerinin tevliyet ücreti karşılığı gaileye müstahak vakıf evladı olduklarının tespiti isteminde bulunmuş; mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Vakıftan gaile fazlasının alınabilmesi için öncelikle vakfeden ile kan bağının ispatlanması, sonra da vakfiyede öngörülen şartların gerçekleşmesi gerekir.
Davacıların vakfedenin evladı olmadıkları utekasının (kölesinin) çocukları oldukları, konusunda taraflar arasında bir çekişme bulunmaktadır.
Dosyada bulunan dava konusu edilen vakfa ait vakfiyeler ile diğer bilgi ve belgelerden; vakfedenin tesis ettiği vakfın gaile fazlasını evlada ve utekaya bırakmadığı hayra tahsis ettiği, tevliyetini ise ücreti karşılığı utekasının çocuklarına bıraktığı ve vakfın 1934 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğünce zapt edilip mazbut vakıflar statüsüne alındığı anlaşılmaktadır.
Saptanan bu durum karşısında davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. Maddesi gereğince bozulmasına, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.07.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy