(2942 S. K. m. 10, 20, 27)
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Kanununun 4650 S. Yasayla değişik hükümlerine göre yapılan kamulaştırma işleminden kaynaklanan zararın tazmini istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davacı vekili tarafından kanuni süresi içerisinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin edilen günde temyiz edenlerden davacı ve davalı adına gelen olmadı. Dosyadaki tüm kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde, davalı idarece doğalgaz boru hattı geçirilmek üzere kamulaştırma yoluyla daimi irtifak hakkı tesis edilen 262 ve 263 parsel s. taşınmazlarda ekili bulunan karpuz ürününün hasat zamanı beklenmeden, idarenin Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca aldığı karara dayanarak bu taşınmazlara el koyması sonucu üzerlerindeki karpuz ürününün tamamen hasara uğradığı, ayrıca bu elkoyma gününden tesis kurma faaliyetinin (doğalgaz borularının döşenmesi çalışmalarının) sona erdiği güne kadarki süre içerisinde bu taşınmazların tasarruf edilememesi (irtifaklı alana güzlük ve kışlık sebze ekilememesi) sebebiyle davacının zarara uğradığı ileri sürülerek; fazlaya ait işlem saklı kalmak kaydıyla 262 ve 263 parsel s. taşınmazlarda hasat edilemeden hasara uğrayan karpuz ürünü zararı ile güzlük ve kışlık ürün ekilememesinden dolayı oluşan zarar tutarı olarak 6.000.000.000 TL'nin fiilen elkoyma gününden itibaren işleyecek kamu alacakları için ön görülen en yüksek orandaki faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile 6.000.000.000 TL. maddi tazminatın 2.7.2004 gününden itibaren uygulanacak kanuni faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla kanuni gerektirici sebeplere göre diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Davalı idarenin fiilen el koyması sebebiyle dava konusu taşınmazlara güzlük ve kışlık ürün ekilememiş olmasından dolayı oluşan zararın gideriminin istenilebilmesi için, öncelikle bu el koyma eyleminin haksız olması, başka bir anlatımla idarenin taşınmazlara kamulaştırmasız el koyması ya da el atmanın kanuni dayanağının bulunmaması gerekir. Somut olayda, dava dilekçesi içeriği ile bütün dosya kapsamından, özellikle Tarsus Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 2004/351 ve 2004/352 esas s. dosyaları içerisindeki bilgi ve belgelerden; dava konusu 262 ve 263 parsel s. taşınmazlardan kamulaştırma yoluyla doğalgaz boru hattı geçirilmek üzere idarece 2942 S. Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca mahkemeye başvurularak 10. madde esasları çerçevesinde tesbit edilen değerlerinin hak sahipleri adına bankaya yatırıldığı ve böylece 27. madde hükmü gereğince idarenin o taşınmazlara 2.7.2004 tarihinden itibaren fiilen elkoyma hakkının doğmuş bulunduğu anlaşılmaktadır.
Saptanan bu duruma göre, davalı idarenin dava konusu taşınmazlara Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi hükmüne uygun şekilde elkoymuş olması karşısında, ortada haksız eylem niteliğinde bir el koymadan söz edilemeyeceğinden; mahkemece, salt anılan Kanunun 20. maddesi hükmünde öngörüldüğü üzere idarenin hasat zamanını beklemeden fiili el koyması sebebiyle taşınmazlarda ekili bulunan karpuz ürününe verilen zarar bedeline hükmedilmesiyle yetinilmesi gerekirken, idarenin tesis kurma faaliyeti (doğalgaz borularını döşeme çalışmaları) yüzünden irtifaklı alanın davacı tarafından tasarruf edilememesi (bu alana güzlük ve kışlık sebze ekilememesi) sebebiyle oluştuğu ileri sürülen ekilemeyen ürün zararına da hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istem halinde temyiz edenlere iadesine, 10.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy