(2942 S. K. m. 15) (3194 S. K. m. 18)
Dava: Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Kanununun 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1- 2942 Sayılı Kanunun 4650 Sayılı Kanun ile değişik 15. maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca, bilirkişi kurulunca yapılan değer tespitinde idarece belgelerin mahkemeye verildiği günün esas tutulacağı dikkate alınmadan bilirkişi kurulunca daha önceki kamulaştırma tarihinin değerlendirme tarihi olarak kabulü,
2- Dava konusu taşınmazın somut emsallerle karşılaştırılması sonucu bulunan değerinden İmar Kanununun 18. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca düzenleme ortaklık payına tekabül edecek oranda indirim yapılması gerekip gerekmediğinin saptanması bakımından dava konusu taşınmazın değerlendirme (13.5.2005) tarihi hükme esas alınan ek raporda emsal kabul edilen 443 ada 1109 ve 1110 parsel nolu taşınmazların da satış tarihleri (8.1.1991) itibariyle İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca imar düzenlemesine tabi tutulup tutulmadığının Belediye İmar Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulmamış olması,
3- Kabule göre de; Hükme dayanak yapılan bilirkişi kurulu ek raporunda somut emsal alınan 443 ada 1109 ve 1110 parsel s. taşınmazların satışının yapıldığı Ocak 1991 tarihindeki endeks rakamı (1981=100) 3416,6 değerlendirme günündeki endeks rakamı 2255292,30 olup bunların birbirine oranı 660 olduğu durumda farklı endeks rakamları alınmak suretiyle emsalin, dolayısıyla dava konusu taşınmazın m2 bedelinin yüksek tespit edilmiş olması,
4- Bilirkişi kurulunun somut emsal aldığı taşınmazlar ile kamulaştırılan taşınmazın bulundukları cadde veya sokak bazında emlak vergisine esas olmak üzere tespit edilmiş olan asgari m2 birim değerlerinin 2005 yılı itibariyle ilgili Belediye Başkanlığından sorulup bu değerler arasındaki orana nazaran kamulaştırılan taşınmazla ilgili olarak bilirkişi kurulunun saptadığı bedel ile emsalin değerinin birbirlerine olan oranlarının gerçekçi ve makul olup olmadığının denetlenmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 25.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy