(1086 S. K. m. 417, 423)
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde; kat mülkiyetli ana yapının 2 nolu bağımsız bölümünde dönüşümlü olarak 20-25 kişilik gurupların ikamet ettiğini, kat maliklerini rahatsız eden bu durumun giderilmesi için, kira sözleşmesinin tarafı olan kiracının, bizzat ve hukuka uygun kullanımının sağlanmasını, aksi halde 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası'nın 18. maddesi gereğince tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece Dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş, karar davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği düşünüldü:
Karar: Yargılama harçları ve giderleri, kural olarak, davada haksız çıkan (aleyhine hüküm verilen) tarafa yükletilir (HUMY 417. maddesinin birinci fıkrası) Davada haksız çıkan tarafa yükletilecek olan yargılama harç ve giderleri, hem davayı kazanan tarafın daha önce peşin olarak ödediği hem de Devlet'e ödenmesi gereken harçlar ve giderlerdir. Bunun yanında, davayı kazanan taraf davayı bir avukat aracılığı ile takip etmişse, haksız çıkan taraf yargılama gideri olarak vekalet ücreti de ödemek zorundadır (m. 423/6). Yargılama harç ve giderlerinden sorumluluk, davanın sonunda söz konusu olup, esasa ili§kin hükümle birlikte hükmolunur.
Davanın konusuz kalması halinde de mahkemenin yargılamaya devam ederek, dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu tespit edip, o tarafı yargılama giderlerine mahkum etmesi gerekir.
Somut olayda; davacı yönetim vekili 24.12.2005 günlü dava dilekçesinde davalıların bağımsız bölümünde 20-25 kişinin dönüşümlü olarak ikamet ettiklerini, bu durumun diğer kat maliklerinde rahatsızlık yaratması üzerine 13.12.2005 günlü kat malikleri kurulunca yasal yollara başvurulması ve yöneticiye yetki verilmesine ili§kin karar alındığını, bu nedenle kira sözleşmesinin tarafı olan kiracının davalılardan kiraladığı bağımsız bölümü bizzat ve hukuka uygun olarak kullanmasının sağlanmasını, aksi halde 634 Sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca tahliyesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece Davaya konu bağımsız bölümün dava açıldıktan sonra tahliye edildiği, davalı tarafın tahliye nedeninin apartman yönetiminin aldığı karar olmadığını ileriye sürmesine rağmen bu iddiasını kanıtlayan delil sunmaması nedeniyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davalı yan dava açılmasına sebebiyet verdiğinden vekalet ücreti ve yargılama giderinden sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili, 14.03.2006 günlü oturumda dava konusu dairenin 25.02.2006 tarihinde tahliye edildiğini açıklamıştır. Yargılamanın devamı sırasında dava konusu bağımsız bölümün boşaltıldığı konusunda taraflar arasında çekişme bulunmamaktadır.
Davalı taraf, davaya konu bağımsız bölümün davacıların dayanak yaptıkları kat malikleri kurulunun aldığı karar nedeniyle Kat Mülkiyeti Yasası'nın 18. maddesi gereğince değil, kiracıları hakkında ödenmeyen kira alacağından dolayı kendilerinin yaptıkları İcra takibi neticesi boşaltıldığını ve bu davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini savunarak ilgili İcra dosyası tanık beyanları vs. delillere dayanmıştır.
Mahkemece yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutularak yargılamaya devam edilip tüm delilleri toplandıktan sonra dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu tespit edip, o tarafı yargılama gideri ile sorumlu tutması gerekirken yazılı olduğu şekilde davalı yanın dava açılmasına sebebiyet verdiğinden vekalet ücreti ve yargılama giderinden sorumlu tutulmasına hükmetmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy