(634 S. K. m. 12)
Dava: Dava dilekçesinde ve karşı dava dilekçesinde ortaklığın giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece kat mülkiyeti kurulmak suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalılar vekili tarafından kanuni süresi içerisinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin edilen günde temyiz eden davalılar vekilleri Av. Şehnaz Çelep, İsmail Ağar ile aleyhine temyiz edilen davacı Vek. Av. Mustafa Alp geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosya eksiklik sebebiyle geri çevrilmiş olup bu kez iade edilmekle dosyadaki tüm kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Karar: Asıl dava, kat mülkiyeti kurulmak suretiyle ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Karşı davada ise dava konusu taşınmazdaki ortaklığın satış yoluyla giderilmesi istenilmiş, mahkemece asıl davanın kabulüne, anataşınmazda kat mülkiyeti kurulmak suretiyle ortaklığın giderilmesine, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
1- Dosyanın incelenmesinde dava konusu olan Beşiktaş Barbaros Bulvarı 63 Pafta, 271 Ada, 73 Parsel numaralı anataşınmazın bitişiğinde bulunan 63 numaralı parsele birinci ve ikinci katta 58'er m2 olmak üzere toplam 116 m2'lik taşkın inşaat yapmak suretiyle yapılan müdahalenin açılan dava sonunda verilen kararla önlendiği ve mahkemenin söz konusu kararının Yargıtay denetiminden geçerek onandığı ancak, kararın infaz edilip edilmediğinin bilinmediği anlaşılmaktadır. Bu duruma göre, mahkemece, öncelikle dava konusu yer ile ilgili olarak İstanbul 9.Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 23.3.2000 tarih ve 1997/115- 2000/139 s. olan ve Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 29.9.2000 tarih ve 2000/6628-5654 s. ilamı ile onanan kararın infaz edilip edilmediğinin, infaz edilmiş ise dava konusu anataşınmazda infazdan sonra kat mülkiyeti kurulmasının Belediye ve İmar mevzuatına göre mümkün olup olmadığının, infaz edilmemiş ise sözü edilen kararın infazı sonucu taşınmazın statiğinin etkilenip etkilenmeyeceğinin, infaz sonrasında anataşınmaza yapı kullanma izin belgesinin verilip verilmeyeceğinin ve mevcut haliyle anataşınmazın kat mülkiyeti kurulmasına elverişli olup olmadığının araştırılması gerekirken bu hususlar incelenmeden asıl davanın kabulüne karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
Kat Mülkiyeti Kanunu'nun hükümlerine göre ortak taşınmazda kat mülkiyetine geçilebilmesi için üzerindeki yapının mimari projesine uygun şekilde tamamlanmış olması ve bağımsız bölümlerin başlı başına kullanılmaya elverişli bulunması, yapının kagir olması ve her bir paydaşa en az bir bağımsız bölüm düşmesi ve anılan kanunun 12. maddesinde yazılı belgelerin tamamlattırılması gerekmektedir. Dava konusu anataşınmazda 5 bağımsız bölüm ve tapu kaydına göre de bu anataşınmazın 4 paydaşı bulunmaktadır. Her bir paydaşa birer bağımsız bölüm düştüğü durumda mahkemece iki bağımsız bölüm 2 paydaşa, 3 bağımsız bölüm ise sair iki paydaşa özgülenmiştir. Ana kural her bir paydaşa birer bağımsız bölüm özgülenmesi ve artan bir bağımsız bölümün ise maliklerin pay oranları gözetilerek kur'a ile paydaşlara özgülenmesi, sair paydaşlara ivaz ödenmesi, paydaşların artan bölümle ilgili olarak kendi aralarında anlaşmaları halinde buna göre hareket edilmesi, fiili kullanım varsa ona göre yoksa ivaz ilavesi suretiyle payların denkleştirilmesi gerekir. Bu açıklamaların ışığında paydaşların her birinin kendilerine birer bağımsız bölüm özgülenmesini isteyip istemedikleri sorulup sonucuna göre ve yukarda açıklanan ilkeler doğrultusunda payların denkleştirilmesi ve kat mülkiyeti kurulması suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmesi gerekirken tarafların iradesine aykırı olarak ana ilkeler gözetilmeden davanın kabulü yolunda hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalılar yararına takdir edilen 450,00 YTL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 09.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy