(1086 S. K. m. 428) (1587 S. K. m. 46) (4721 S. K. m. 27)
Davacılar vekili, dava dilekçesinde davacıların Karabaş olan soyadlarının "Erdem" olarak değiştirilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm C.Savcısı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesine ekli vekaletname genel nitelikte olup, davacıların soyadlarının değiştirilmesi konusunda özel bir yetkiyi içermemektedir. Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olan soyadı değişikliği davasının vekil aracılığı ile açılabilmesi için vekile verilen vekaletnamede özel yetki olması gerekir.
Bu durumda mahkemece genel vekaletname ile dava açan avukata dava konusu işle ilgili özel yetkiyi içeren vekaletnamelerini ibraz etmesi için belli bir süre tanınması, bu süre içerisinde vekaletnamesini getirmediği ya da asiller dilekçe ile veya bizzat duruşmaya gelerek özel yetkisi bulunmayan vekilin açmış olduğu davaya ve yapılan işlere icazet verdiğini bildirmedikleri takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken esas hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 07.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy