(3194 S. K. m. 18)
Dava: Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Kanununun 4650 S. Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1- Bilirkişi kurulunca emsal olarak değerlendirmeye esas alınan 217 Ada 5 ve 6 numaralı parsellerin satışına ait belgelerin incelenmesinden emsal satışların Belediyece açık arttırma yoluyla taşınmaz satışlarına ait olduğu anlaşılmıştır. Açık arttırma ile oluşan fiyat genellikle taşınmazın değerini en iyi ve gerçekçi şekilde belirleyen bir fiyat olduğundan, bilirkişilerce emsal kabul edilerek dava konusu taşınmazla karşılaştırılıp değerinin tespitinde bir isabetsizlik yok ise de emsal taşınmazların açık arttırma yolu ile ihalelerinin yapıldığı 6.2.2002 tarihi esas alınıp değerlendirme gününe endekslenerek değerinin bulunması gerekirken ihale sonucu tapudaki işlem tarihi olan 12.11.2004 tarihine endekslenmesi suretiyle değer belirlenmesi,
2- Geri çevirme kararı üzerine Belediye Başkanlığından gelen yazıda bilirkişi kurulunca somut emsal olarak alınan 5 ve 6 parsel numaralı taşınmazların imar düzenlemesi sonucu oluştuğu, dava konusu taşınmazın ise kadastro parseli olduğu bildirilmiştir.
Bu durum karşısında, dava konusu taşınmazın somut emsallerle karşılaştırılması sonucu bulunan değerinden İmar Kanununun 18. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca düzenleme ortaklık payına tekabül edecek oranda indirim yapılmaması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, yukarda sözü edilen bozma sebepleri doğrultusunda bilirkişi kurulundan ek rapor alınmalı, alınan bu raporun bozmaya uygunluğu da denetlendikten sonra hasıl olacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istem halinde temyiz edenlere iadesine, 25.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy