(2547 S. K. Geç. m. 53) (657 S. K. m. 48, Ek. m. 34)
Dava dilekçesinde 4.238.370.000 TL ve 128.397,13 ABD doları eğitim ve öğretim masrafının davalılardan iki kat olarak ve sarf gününden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü:
Bozmaya uyulmuş ise de, gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki;
Bozma ilamında davanın yurtdışı eğitimi sebebiyle zorunlu hizmet karşılığı olan kurum alacağının tahsili istemi ile ilgili olup taraflar arasındaki uyuşmazlığın 8.7.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5535 S. Bazı Kamu Alacaklarının Tahsil ve Terkinine Ait Yasanın 2. maddesiyle 2547 S. Yüksek Öğretim Yasasına eklenen geçici 53. madde hükmü çerçevesinde değerlendirilmesi istenilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra 5535 S. Kanunun uygulaması açısından yazılan yazıya davacı üniversite tarafından 26.06.2007 gün ve 620-8589 s. verilen cevabi yazıda, davalının 17.07.2006 günlü başvurusu üzerine borcun yeniden hesaplandığını, fazlaya ait saklı tutulmak kaydı ile 19.035,68 YTL asıl borç, 14.452,33 YTL faiz olmak üzere toplam 33.488,01 YTL borcu bulunduğu belirtilmiştir. Mahkemece, bir kısım davalılar vekili yeniden yapılandırılan miktar üzerinden davayı kabul etmiş ise de, davacı tarafın bu istemi kabul etmediği ve fazlaya ait hakkın saklı tutulması, borç miktarının cezai şartla birlikte kesin olarak belirlenip belirli bir ödeme planına tabi tutulmaması gerekçe gösterilerek bozma öncesi miktar üzerinden karar verilmiştir.
2547 S. Yükseköğretim Kurumu Yasasına eklenen geçici 53. maddenin 6. fıkrasına göre; bu madde kapsamına girdiği durumda müracaat etmemeleri veya Devlet Memurları Yasasının 48 inci maddesinde belirtilen genel şartları taşımadıkları için atanamamaları sebebiyle mecburi hizmet yükümlülüğünü yerine getirmeyenlerin yükümlü tutulacakları tutar, imzaladıkları yüklenme senedi ile muteber imzalı müteselsil kefalet senedi hükümleri dikkate alınmaksızın ve ilgililere ödeme yapma sonucu doğurmaksızın, kendilerine döviz olarak yapılmış olan her türlü masraflar için; bunlardan 657 s. Devlet Memurları Yasasının ek 34 üncü maddesinin yürürlüğe girdiği 5.8.1996 gününden sonra yüklenme senedi ile muteber imzalı müteselsil kefalet senedi alınanlar hakkında, anılan maddenin ikinci fıkrası hükümlerine göre bu Yasanın yayımı gününden önceki süreler için faiz uygulanmaksızın hesaplama yapılacağı; 5.8.1996 gününden önce yüklenme senedi ile muteber imzalı müteselsil kefalet senedi alınanlar hakkında ise ilgili adına fiilen ödemenin yapıldığı tarihteki T.C. Merkez Bankasınca tesbit ve ilan edilen efektif satış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek bulunacak tutar ile bu tutara sarf gününden bu Yasanın yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen süre için 1.1.2006 gününden geçerli olmak üzere tesbit ve ilan edilen yasal faiz işletilerek hesaplama yapılacağı, hesaplama yapılması sonucunda borçlunun aleyhine bir durum ortaya çıkması halinde (a) bendi hükümleri uygulanacağı, hesaplanan borç miktarının, ilgilinin durumu ve ödettirilecek meblağ dikkate alınarak azami beş yıla kadar taksitlendirilebileceği, bunların daha önce ödemiş oldukları tutar ile mecburi hizmetlerinde değerlendirilen sürelere isabet eden tutar, anılan madde uyarınca belirlenecek tutardan düşüleceği belirtilmiştir.
Buna göre; mahkemece 5535 S. Kanunun emredici bu kuralı karşısında, öncelikle davacı üniversite tarafından anılan kanun kapsamında güncellenen yeni borç miktarının davalılar tarafından kabul edilip edilmediğinin sorulması, kabul edilmesi durumunda yeni oluşan bu miktar esas alınarak karar verilmesi; kabul edilmemesi durumunda ise bilirkişiden kanunun emrettiği biçimde bir hesaplama yapan rapor aldırılması ve oluşacak yeni duruma göre karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile kanunun emredici hükmüne de aykırı bir biçimde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istem halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 04.12.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy