(2942 S. K. m. 10) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Kanunu'nun 4650 S. Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü:
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü:
Yargıtay'ca da kısmen benimsenen Bakanlar Kurulunun 28.2.1983 tarih ve 1983/6122 s. Kararı uyarınca taşınmazın arsa olarak değerlendirilebilmesi için sınırları içinde yer aldığı idari birimin belediye veya mücavir alan sınırları içinde olması, taşınmazın iskan edilebilmesi veya meskun olduğu için belediye ve sair kamu kuruluşlarınca getirilmiş yol, su, elektrik, ulaşım, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma gibi belediye ve altyapı hizmetlerinden yararlanan yerler arasında bulunması gerekir.
Dosya içindeki Belediye Başkanlığının 5.10.2005 gün ve 2005/1082 s. yazısında dava konusu taşınmazın bulunduğu köyün Orman Köyü Statüsü ile Belediyeye bağlandığı, 1/25000'lik nazım imar planı içinde kaldığı, köy yerleşik alanında olduğu, 1/1000'lik planı olmadığı, yol, su, elektrik, çöp toplama ve benzeri hizmetlerden yararlanacak konumda olduğu, köye 150 m. mesafede, Belediyeye 8 km. mesafede olduğu 12.10.2005 tarihli yazıda da Belediye sınırları ve mücavir alan dışında kaldığı belirtilmiştir. Taşınmazın belirtilen bu niteliklerine göre arsa olarak değerlendirilip bedelinin buna göre tespit edilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, İlçe Tarım Müdürlüğünden değerlendirme tarihi itibariyle çevrede ekilmesi mutat ürünler münavebesini gösterir veriler getirtilerek, taşınmazın tarım arazisi niteliği ile değer belirleyen birinci bilirkişi kurulunca düzenlenen rapor değerlendirerek gerek görülürse ek rapor alınmalı, raporun verilere ve bozmaya uygunluğu denetlenmeli ve hasıl olacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçların istem halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 03.05.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy