(5490 S. K. m. 36)
Dava: Davacı dava dilekçesinde soyadının Ceroğlu olarak değiştirilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dilekçesinde nüfus kütüğünde Geyik olan soyadının Ceroğlu olarak değiştirilmesini istemiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 27. maddesi gereğince adın (bu bağlamda soyadın) değiştirilmesi, ancak haklı nedenlere dayanılarak hakimden istenebilir. Anılan yasanın 39. maddesi uyarınca da mahkeme kararı olmadıkça, kişisel durum sicilinin hiç bir kaydında düzeltme yapılamaz. 25.4.2006 gün ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Yasasının Nüfus Kaydının Düzeltilmesine İlişkin Esaslar ı düzenleyen 36. maddesinin (b) bendine göre ise Aynı konuya ilişkin olarak nüfus kaydının düzeltilmesi davası ancak bir kere açılabilir. Soyadı değişikliğinde Nüfus Müdürlüğü bu kişinin eş ve ergin olmayan çocuklarının soyadını da düzeltir.
Dosyada toplanan bilgi ve belgelerden özellikle aile Nüfus Kayıt Tablosu içeriğinden; Davacının babası H.'nin Ankara Asliye 5. Hukuk Mahkemesine açmış olduğu dava sonunda verilen 20.6.1995 gün ve 1995/400-484 sayılı kararla Geyikkeçi olan soyadının Geyik olarak değiştirildiği, bu hüküm tarihinde ergin bulunmayan davacı Ş.'nin soyadının da Geyik olarak düzeltildiği anlaşılmaktadır.
Soyadı aile adıdır. Türk Medeni Kanununun 321. maddesi uyarınca çocuk doğduğu anda ana ve baba evli ise ailenin, evli değilse ananın soyadını taşır. Babanın soyadının değişmesi ile ailenin o kimsenin kendisi ile birlikte eşinin ve ergin olmayan çocukların da soyadı düzeltilir.
Babanın açtığı aile soyadı değişikliğini içeren dava ile ergin olmayan çocuğunda soyadı değişmiş bulunduğundan o çocuk ergin olduktan sonra aynı konuda (aile soyadının değiştirilmesi istemli) dava açamaz; buna 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Yasasının 36. maddesinin (b) bendi izin vermez. Açıklanan tüm bu nedenlere davanın reddi gerekirken kabulü ile davacının soyadının -istem gibi- değiştirilmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 15.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy