(2942 S. K. m. 11) (1086 S. K. m. , 284, 438)
Dava: Davacı Yıldırım Belediye Başkanlığı ile Davalılardan Orhan Güleç vd. aralarındaki kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili davasına dair Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 27.07.2006 tarihli ve 2006/78-360 s. hükmün bozulması hakkında Dairece verilen 18.12.2006 tarihli ve 2006/9230-10747 s. ilama karşı davalılar vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Bu isteğin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü.
Karar: 1- Karar düzeltme isteminde bulunan davalılar vekilinin dilekçesi ile dava dosyası birlikte incelendiğinde Dairemizce yerel mahkeme kararının salt kamulaştırılan taşınmazın tapu kaydında 1.derece sit alanında bulunan korunması gerekli tabiat varlığı şerhi sebebiyle değerinden tabi olduğu kısıtlama oranında indirim yapılması gerekeceğine indirgenmiş olduğu, oysa ki hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu yer ile mukayeseye esas alınan somut emsallerin karşılaştırmasında bariz hatalar yapıldığı bu kez yapılan incelemeden anlaşıldığından davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 18.12.2006 tarih ve 2006/9230-10747 s. ilamının Ancak kelimesinden sonra gelen satır başına 1 rakamının ilave edilmesine ve on beşinci satırda düşünülmemiş olması ibaresinden sonra gelen doğru görülmemiştir ibaresinin çıkartılmasına ve on altıncı satırdan başlamak üzere,
2- Kamulaştırma Kanununun Kamulaştırma Bedelinin Tespiti Esaslarını düzenleyen 4650 s. Kanun ile değişik 11. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca arsalarda kamulaştırma tarihinden önceki özel amacı olmayan emsal arsa satışlarına göre satış değerinin öncelikle belirlenmesi; taşınmazın değerini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurların ve her unsurun ayrı ayrı değerinin, bu bağlamda bedelin tespitinde etkili olacak sair objektif ölçülerin bu tümceden olarak varsa vergi beyanlarının esas tutulması yoluyla raporda bütün bu unsurların yanıtlarını ayrı ayrı belirtilmek suretiyle ve ilgililerin beyanları da gözetilerek gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerinin tespiti gerekir. Anılan Kanun maddesi hükmü doğrultusunda Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamaları da gözönünde bulundurulduğunda; dava konusu taşınmaz ile buna emsal alınan taşınmazın ya da taşınmazlardan her birinin ayrı ayrı cadde veya sokak üzerinde oluşları, konut ya da ticaret alanlarında yer alıp almadıkları, imar durumları, buna göre inşaat yapılabilme ve yapılacak inşaatın kat sayısı, bitişik ya da ayrık düzende yapılaşma alanlarından hangisinde bulundukları hususlarının açıkça belirlenmesi, bu ve benzeri bütün nitelik ve unsurların tek tek açıklanmasından sonra buna göre dava konusu taşınmazın emsal alınan taşınmazlara nazaran üstün ve eksik yönleri ve bunun yüzde oranları saptanıp bu oranlar çerçevesinde dava konusu taşınmazın ulaştığı değer tespit edilmelidir.
Somut olayda bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda; dava konusu taşınmaz ile buna emsal alınan taşınmazların nitelik ve özelliklerinin belirtilmesi ile yetinilmiş, ancak yukarda değinilen esaslar çerçevesinde birbiriyle karşılaştırılması yapılıp, eksik ve üstün yönleri ve buna göre taşınmazın değerinin emsale göre yüzde itibariyle ne oranda olduğu, -denetime elverişli biçimde- belirtilmeden doğrudan taşınmazın m2 birim fiyatı gösterilmiş, bunun üzerinden kamulaştırma bedeli tespit edilmiştir. Bilirkişilerin değinilen ve Yargıtay uygulamalarına uygun düşmeyen bu nitelikteki değer tespitleri sonucu, aynı tarih Dairemizce temyiz incelemesi yapılan aynı kamulaştırma kapsamında kalan ve dava konusu taşınmaza yakın uzaklıkta bulunan taşınmazlar için takdir edilen değerler arasında da dikkat çekecek oranda tutarsızlıklar bulunduğu da gözlenmiştir. Oysa kamulaştırma bedeli tespit edilirken 2942 s. Kanunun 4650 s. Kanun ile değişik 11. maddesi hükmü uyarınca taşınmazın emsalle karşılaştırmasının yapılması sırasında değerini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurların ve bedelin tespitinde etkili olacak sair bütün objektif ölçülerin gözönünde tutulması öngörülmüş olup, bu objektif ölçütler çerçevesinde dava konusu taşınmazın bitişiğindeki ya da yakınındaki komşu taşınmazlara takdir edilen değerler arasında dikkat çekecek oranda farklılıkların bulunmaması, böylece taşınmaz malsahiplerinin değer tespitine ait aynı yargı yerinde verilen kararlara, dolayısıyla yargıya güven duygularının zedelenmemesine de özen gösterilmemiş olması,
Bundan ayrı;
A- Dava konusu taşınmazın bulunduğu mahallede yeralan ve aynı kamulaştırma işlemi sebebiyle Dairemize gelen dosyaların çoğunda somut emsal olarak incelenen benzer özellikli taşınmazlar (örneğin Değirmenlikızık mah. 442/5, 465/6-465/7, 413/5 gibi) yerine, taşınmaz ile aynı mahallede yer almayan ve karşılaştırmada yanılgıya neden olabilecek nitelikte olan (imar durumu, şehre yakınlığı, konumu, ticari merkezlere yakınlığı gibi) somut emsalden hareketle değerlendirme yapan bilirkişi kurulundan yukarda belirtilen aynı mahalledeki emsalin değerlendirildiği ek raporun alınması gerektiğinin düşünülmemesi,
B- Dava konusu taşınmazın başka bir idare tarafından kamulaştırmasız elatılması sonucu açılan ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen bedelinin görülen bu dava da güçlü delil özelliği varsa da, taşınmazın anılan davanın açıldığı tarihteki özelliklerine göre belirlenen m2 değerinin bu davada aynen alınarak buna göre kamulaştırma bedelinin belirlenmesi de,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Mahkemece yukarda açıklanan esaslar çerçevesinde bilirkişi kurulundan ek rapor alınmalı, raporun bozma gereklerine uygunluğu denetlenmeli ve dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti açısından oluşacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulmalıdır ibaresinin bozma kararına eklenmesi suretiyle kararın düzeltilmesine ilamdaki sair hususların aynen muhafazasına karar düzeltme harcının istem halinde düzeltme isteyene iadesine, 28.06.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy