(2942 S. K. m. 10, 11)
Dava: Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Kanununun 4650 sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi raporu hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
1- Dosyaya getirtilen tapu kaydına göre davalının taşınmazın zemininde 7/70 oranında paydaş olduğu anlaşılmaktadır.
Genel kural taşınmaz üzerindeki bütün muhdesatların taşınmazın mütemmim cüzleri olup, bu yere malik olanların o taşınmazın tüm mütemmim cüzlerine (tamamlayıcı parçalarına) malik olduğu yolundadır. Zeminin başkası adına kayıtlı olduğu veya müşterek mülkiyetin söz konusu olduğu hallerde, davalı muhdesatın kendisine ilişkin olduğunu kanıtlamak zorundadır. Zeminin üzerindeki binanın ve müştemilatın davalıya ilişkin olup olmadığı ve sair paydaşların hakkı bulunup bulunmadığı kesin olarak tesbit edilmeden binanın bedelinin tamamının zemin bedeline eklenerek davalıya ödenmesi yolunda hüküm kurulması,
2- Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca, yapı birim fiyatlarının yılın tamamında geçerli olmak üzere saptandığı ve davaya konu yapı için değerlendirme tarihi olan 2008 yılı birim fiyat listesine göre değerlendirme yapılmakla yetinilmesi gerektiği dikkate alınmadan, bu değere ayrıca endeks ilavesi yapılmış olması,
3- Dava konusu taşınmazın ve somut emsal alınan taşınmazın bağlı bulunduğu cadde veya sokak için belediyece emlak vergisine esas olmak üzere belirlenen 2008 yılı asgari m² fiyatı dosyaya getirtilmeyerek dava konusu taşınmazla emsalin karşılaştırılması yönünden raporların denetleme imkanı sağlanmaması,
4- Tapu kaydında mevcut hacizlerin tesbit edilen bedele yansıtılmamış olması,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 08.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy