(7201 S. K. m. 35) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Dava dilekçesinde, ortak yerlere el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme istenilmiştir. Mahkemece verilen davanın kabulüne ait karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, temyiz isteminin reddine ait 27.07.2009 günlü ek karar da davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde davalıya dava dilekçesinde gösterilen adrese çıkartılan tebligatların iadesinden sonra Tapu Sicil Müdürlüğünden adres araştırması yapıldığı ve buradan bildirilen adresine çıkartılan tebligatın da iade edildiği, aynı adrese Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebligat yapıldığı, gerekçeli kararın da yine bu adresine Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. İade edilen tebligat evrakında davalının yurt dışında olduğu bildirildiğine göre yurt dışındaki açık adresinin belirlenerek buna göre işlem yapılması gerekirken bu yönde bir araştırma yapılmadan Tapu Sicil Müdürlüğünce bildirilen adrese Tebligat Kanununun 35. maddesine göre yapılan tebligat geçersiz olup, daha önce adresine geçerli bir tebligat yapılmamış olması sebebiyle gerekçeli kararın da davalıya usulüne uygun biçimde tebliğ edildiğinden söz edilemez. Açıklanan sebeplerle mahkemenin temyiz isteminin reddine ait 27.07.2009 tarih, 2007/172-2008/167 s. ek kararının kaldırılmasına karar verilerek temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü.
Karar: Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 73. maddesine göre Yasanın gösterdiği istisnalar dışında Hakim her iki tarafı dinleme veya sav ve savunmalarını bildirmeleri için kanuni şekillere uygun olarak davet etmedikçe hükmünü veremez. Kanunun bu açık hükmü karşısında mahkemece kendilerine yöntemince tebligat yapılmayarak savunma hakkı kısıtlanmış olan davalıya dava dilekçesi usulünce tebliğ edilip, ortaya koyacağı deliller toplanıp savunmaları çerçevesinde değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yöntemince taraf teşkili sağlanmadan davalının yokluğunda yargılama yapılıp hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik sair yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 29.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy