(5490 S. K. m. 36) (1086 S. K. m. 409)
Dava: Davacı ve asli müdahil dava dilekçelerinde, mükerrer olan nüfus kayıtlarının iptalini istemişlerdir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü:
Karar: Davada, davacı ve asli müdahil mükerrer olan nüfus kayıtlarının iptalini istemişlerdir. Mahkemenin ara kararı ile belirlenen 13.05.2009 ve 08.07.2009 tarihli oturumların, tarih ve saati davacılara bildirilmiş olmasına karşın oturumlara gelmediği ve kendilerini bir vekil ile de temsil ettirmedikleri anlaşılmaktadır.
Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 36. maddesinin (1/a) bendi hükmü uyarınca, nüfus kayıtlarına ait düzeltme davaları düzeltmeyi isteyen kişiler ile Cumhuriyet Savcısı ve Nüfus Müdürü veya görevlendireceği nüfus memuru huzuru ile görülüp karara bağlanır. Bu duruma göre; nüfus müdürü (veya görevlendireceği memur) ve Cumhuriyet Savcılığı davada kanuni hasım olup nüfus kaydının düzeltilmesini isteyen kişi veya vekili duruşmaya gelmedikçe bunlardan birinin veya her ikisinin davayı takip edeceğini bildirmesi ile davacının yokluğunda davaya bakılıp işin esası hakkında hüküm kurulması mümkün değildir.
Yukarıda açıklandığı üzere davacıların oturum gününü bilmelerine karşın, duruşmaya gelmedikleri ve kendilerini bir vekil ile de temsil ettirmedikleri gibi mazeret de bildirmedikleri anlaşılmakla HUMK.'nun 409. maddesi hükmünce dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içerisinde davanın yenilenmemesi durumunda açılmamış sayılmasına hükmedilmesi gerekirken, kanuni hasım konumunda olan Cumhuriyet Savcılığının kayıtların düzgün hale getirilmesi ve dosyanın kararlık aşamaya geldiğinden davayı kamu adına takip ediyoruz beyanına itibar edilerek davacıların davasının esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik sair yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 15.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy