(5490 S. K. m. 35)
Dava: Davacılar vekili, dava dilekçesinde R. C.'in gerçekte kendi çocukları olduğu durumda davalılar üzerindeki hatalı kaydın iptali ile müvekkillerinin üzerlerine yazılmasını istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı İ. E. vekili ile davalı F. Ü. (E.) tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz istemlerinin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar dava dilekçesinde, nüfus kütüğünde davalı İ. ve F.'ın çocuğu olarak kayıtlı bulunan R. C. K.'in kendi çocukları olduğunu ileri sürerek R. C.'in kaydının düzeltilmesini istemişler, mahkemece davanın kabulüne R. C.'in nüfus kütüğündeki anne ve baba adının düzeltilmesine karar verilmiştir.
Nüfus kayıtlarındaki düzeltme istemine ait davalarda, mahkemelerin hiç bir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunduğu gözetilerek, somut olayda olduğu gibi mahkemece salt tarafların kabulü ve tanık beyanları ile yetinilmeyip bu iddia ile ilgili olarak ilgililerin DNA testi yaptırılıp alınacak rapor da gözetilerek karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istem halinde temyiz edenlere iadesine, 15.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy