(634 S. K. m. 16)
Dava: Dava dilekçesinde bodrum kata yapılan müdahalenin men'i ile ecrimisil tazminatı istenilmiştir. Mahkemece men'i müdahale talebinin konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş, ecrimisil talebinin ise kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1- Dava konusu edilen yerlerin (bodrum katta bulunan sığınağın) anataşınmazın ortak yerlerinden olduğunda kuşku yoktur. Kat Mülkiyeti Kanununun 16. maddesi hükmü uyarınca kat malikleri anataşınmazın tüm ortak yerlerine arsa payları oranında ortak mülkiyet hükümlerine göre maliktirler.
Türk Medeni Yasası hükümleri gereğince ortak mülkiyete bağlı olan bir yeri paydaşlardan birisinin kendi kullanımına özgülemesi durumunda sair paydaşların ecrimisil (haksız işgal tazminatı) isteyebilmesi için öncelikle o paydaş bu ortak yeri münhasıran kullanmaktan yöntemince men edilmiş olmalıdır. Başka bir deyişle sair paydaşlar bu yerden kendilerinin de yararlanmak istediklerini şagil paydaşa yöntemince ihtar etmiş olmalarına karşın kullanımın sürdürülmüş olması gerekir.
Somut olayda ortak mülkiyet hükümlerine tabi olan dava konusu yerleri kullanarak müdahalede bulunan davalının sair paydaşlarca önceden uyarıldığı yolunda bir kanıt ortaya konulup kanıtlanmadığı, sığınak özel amaca tahsisli ortak yer olmakla niteliği gereği ekonomik bir yarar sağlamayacağı gözetilmeden davacı yanın ecrimisil (haksız işgal tazminatı) isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle ecrimisile hükmedilmesi,
2- Kat Mülkiyeti Kanununun uygulanmasından doğan davalara da, davanın niteliği gereği, mahkemece yargılama harcı ile taraflar lehine hükmedilecek avukatlık ücretinin maktu tarifeler dikkate alınarak hükmedilmesi gerekirken, nispi tarifelere göre harç ve avukatlık ücretine hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince bozulmasına, temyiz peşin harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 02.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy