(4721 S. K. m. 27)
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacıların Ş. olan soyadının G. olarak değiştirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde müvekkillerinin kan davası nedeniyle birkaç yıl önce İstanbul’a göç etmek zorunda kaldıklarını, evlat sahibi olmaları nedeniyle de can güvenliği korkusu ile her an bir saldırıya uğrama tehdit ve endişesi içerisinde yaşadıklarını ileri sürerek İstanbul’da gizlenebilmeleri amacıyla Ş. olan soyadlarının G. olarak değiştirilmesini istemiş, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 27. maddesine göre kişi ancak haklı nedenin varlığı halinde hakimden soyadının değiştirilmesini isteyebilir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden davacıların almak istediği G. soyadıyla tanınıp bilindiklerine dair, herhangi bir delil elde edilememiştir. Davacıların korku ve endişe nedeniyle ve kendilerini gizlemek amacıyla soyadlarını değiştirmek istediklerini bildirdiklerine göre böyle bir iddianın haklı neden sayılması mümkün değildir. Zira bu tür bir uygulama yolu açıldığı takdirde her cinayet işleyene veya akrabaları cinayet işleyen kişilere diğer bir anlatımla can güvenliği ve endişesi taşıyan her kişiye soyadını veya adını değiştirmek imkanı verilmiş olur ki bu da yasa koyucunun amacına ters düşer.
Mahkemece bu hususlar dikkate alınarak çevresinde almasını istediği soyadla tanınmayan davacıların kanıtlayamadıkları davalarının reddi yerine kabulü yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 23.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)