(4721 S. K. m. 684)
Dava: Dava dilekçesinde satılarak ortaklığın giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılardan M. H. B. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu 1926 ada 1 parsel s. taşınmazda paydaş olduklarını, taşınmazın üzerinde bulunan bağımsız bölümleri anlaşarak taksim edemediklerini, bu sebeple taşınmazın satılarak ortaklığın giderilmesini istemiş davalılardan M. H B vekili çekme katın tam kata çevrilmesi sırasında gerek proje gerek inşaatın bütün harcamalarının kendisi tarafından yapıldığını belirterek kat mülkiyeti kurulmasını istemiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmaz üzerindeki binanın taksiminin mümkün olmaması gerekçesi ile ortaklığın satış suretiyle giderilmesine, satış bedelinin tapu kaydındaki ve veraset ilamındaki hisseleri oranında taraflara ödenmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Satış yolu ile ortaklığın giderilmesi istenilen taşınmaz üzerinde bina vs. gibi muhdesat varsa bunlar Medeni Yasanın 684. maddesi uyarınca arzın mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) sayıldığından arzla birlikte satışına karar verileceğinden bunların bir kısım paydaşa aidiyetine ait tapuda şerh varsa veya bu konuda bütün paydaşlar ittifak ediyorsa o takdirde değerlere göre oran kurulması ve satış parasının bu oran esas alınarak dağıtılması gerekir. Oran kurulurken muhdesatın ve arzın dava tarihi itibariyle ayrı ayrı değerleri tespit edilip bu değerler toplanarak taşınmazın bütün değeri saptanarak, bulunan değer, muhdesat ve arzın değerine ayrı ayrı oranlanarak yüzde itibariyle ne kadarının muhdesata, ne kadarının arza isabet ettiği belirlenmelidir. Satış bedelinin dağıtımında bulunan bu yüzde oranlar göz önünde tutularak muhdesata isabet eden kısmın yalnızca muhdesat sahibine veya payları oranında sahiplerine, arza düşen kısım da yine payları oranında bütün paydaşlara verilmesi gerekir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, İstanbul Beşinci Noterliğince düzenlenen 05.05.1977 tarih ve 18943 yevmiye numaralı muvafakatname ile taşınmazın paydaşlarının çekme katın tam kata iblağı için gerekli işlemleri yapmak, harcamalarda bulunmak üzere M. H. B.'e izin verdikleri, davalılardan F. U. T.'ın da duruşmada çekme katın tam kata çevrilmesi sırasında harcamaların M. H. B. tarafından yapıldığını söylediği, Fatih 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/37 Esas-117 Karar s. dosyasının incelenmesinden de üst katın proje, malzeme ve işçilik dahil bütün masraflarının adı geçen davalı tarafından karşılandığının tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece düzenleme biçiminde muvaffakatname, taraf beyanı ve tespit kararı göz önünde tutularak bağımsız bölümlerin ve zemin değeri tek tek belirlenip ayrı ayrı oranlanarak yüzde itibariyle ne kadarının arza ne kadarının muhtesata isabet ettiği saptanarak satış bedelinin dağıtımında bulunan bu yüzde oranlar göz önünde tutularak (çekme kata) muhtesata isabet eden kısmın yalnızca muhtesat sahibine veya payları oranında sahiplerine, arza isabet eden kısmın da yine payları oranında bütün paydaşlara veren ek rapor alınmadan eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 09.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy