(634 S. K. m. 20)
Dava ve Karar: Dava dilekçesinde, 1.890 TL tutarındaki ortak gider alacağının gecikme tazminatı ve faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların 1.890 TL tutarındaki ortak gideri ödemediklerini, bu alacaklarının gecikme zammı ve faiziyle birlikte tahsilini istemiş; davalılar vekili cevap dilekçesinde, toprak sahibi olduklarını, yönetim planının 36.maddesi uyarınca ortak giderlerden muaf olduklarını belirterek davanın reddini istemiş, mahkemece; yönetim planının 36.maddesi uyarınca davalılardan ortak giderlerin istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
634 s. Kat Mülkiyeti Yasası'nın 20. maddesi uyarınca, kat maliklerinden her biri aralarında başka türlü anlaşma olmadıkça; kapıcı, kaloriferci, bahçıvan ve bekçi giderlerine ve bunlar için toplanacak avansa eşit olarak; anagayrimenkulün sigorta primlerine ve tüm ortak yerlerin bakım, koruma, güçlendirme ve onarım giderleri ile yönetici aylığı gibi sair giderlere ve ortak tesislerin işletme giderlerine ve giderler için toplanacak avansa kendi arsa payı oranında katılmakla yükümlüdür.
Dosya içinde bulunan anataşınmaza ilişkin yönetim planının geçici 36. maddesinde ise; sitenin A bloktaki oniki dairesi yapımcı firmaya ilişkin olduğundan daireler satılıncaya veya kiraya verilinceye kadar kalorifer radyatörlerinin vanaları kapalı kalacak ve bu daireler kalorifer gideri ödemeyeceklerdir. Satılan veya kiraya verilen dairenin radyatör vanaları açılarak genel giderlere katılma sağlanacaktır hükmüne yer verilmiştir.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; yönetim planının geçici 36. maddesindeki ortak giderlerden muafiyet yalnızca yapımcı firmaya ve bu firmaya ilişkin daireler satılıncaya ya da kiralanıncaya kadar verilmiştir. Davalı taraf ise davaya cevabında anataşınmazın toprak sahibi olduklarını ileri sürmüşlerdir. Bu durum karşısında davalıların aynı zamanda yapımcı olup olmadıkları araştırılmadan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, yapılacak araştırma sonunda davalıların aynı zamanda yapımcı olmadıklarının tesbit edilmesi halinde, anataşınmaza ilişkin karar defteri, işletme defteri ve sair harcamaya yönelik belgeler getirtilip davalıların ortak gider borçlarının bilirkişiye tesbit ettirilip, tesbit edilen bu alacağın davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 01.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy