(2942 S. K. m. 8)
Dava: Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava, davacı idare tarafından kamulaştırılan 751 parsel numaralı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan kesimin davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
2942 Sayılı Kamulaştırma Yasası'nın 4650 Sayılı Kanun ile değişik 8. maddesinin yedinci fıkrasında; Bu madde uyarınca satın alınan veya trampa edilen taşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakkı, sahibinden kamulaştırma yolu ile alınmış sayılır ve bu şekilde yapılan kamulaştırmaya veya bedeline karşı itiraz davaları açılamaz. hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda ise; geri çevirme kararı üzerine dosya içerisine getirtilen davaya konu taşınmaza ait akit tablosundan; taşınmazın maliklerince kamulaştırılan kesiminin satış yoluyla devredildiği ve dava açılmadan önce 12.8.2005 tarihinde ifraz edilerek 2708 parsel numarasıyla davacı idare adına tescil edildiği anlaşılmıştır.
Bu sebeple; mahkemece yukarda sözü edilen yasa hükmü dikkate alınarak, sonuçlanmış olan bir kamulaştırma işlemine karşı kamulaştırmayı yapan idare tarafından bedel ve tescile yönelik böyle bir dava açılamayacağı davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince bozulmasına, temyiz peşin harcının istenmesi halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 4.4.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy