(5490 S. K. m. 35, 36)
Dava: Dava dilekçesinde, davacıların murisi Ayşe Arık'ın annesi olarak görünen Şehriye ile Ali ve Zeliha kızı 1889 doğumlu Fatma Şehriye Sakin'in aynı kişi olduğunun tespiti, kök muris Fatma Şehriye'nin adının Şehriye, medeni halinin de evli olarak düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece Fatma Şehriye'nin medeni halinin Dul olarak düzeltilmesine, diğer istemlerin reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacıların Hasan Arık ve Ayşe Sakin'in mirasçıları olup, muris Ayşe Sakin'in de kök muris Ali kızı Fatma Şehriye Sakinle İsmail Sakin'in tek mirasçısı olduğunu Orhaneli Nalınlar Köyü Cilt no:40 Hane No:25'de nüfusa kayıtlı 34486154162 kimlik nolu Ali ve Zeliha kızı Fatma Şehri Sakin şeklindeki kayıtla aynı yer hane No:15'de nüfusa kayıtlı Şehriye Sakin şeklindeki kayıt arasındaki çelişkinin giderilmesini ve kök murisin adının Şehriye medeni halinin de evli olarak düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece Fatma Şehriye Sakin'in nüfus kaydında bekar olarak görünen medeni halinin Dul olarak düzeltilmesine diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
1-Dava dilekçesi içeriğine göre dava, nüfus kaydının düzeltilmesi istemine ilişkindir. Davacının kaydının istem gibi düzeltilmesi durumunda, davacıların murisi Ayşe'nin annesi olduğuna karar verilecek ve kaydı düzeltilecek olan Fatma Şehriye Sakin'in mirasçılarının hakları etkileneceğinden bu kişinin mirasçılık belgesi temin edilip, tüm mirasçıların yöntemince davaya katılımlarının sağlanması gerektiğinin dikkate alınmaması,
2-Nüfus kayıtlarındaki düzeltme davaları kamu düzeniyle yakından ilgili olup, mahkemeler hiç bir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorundadır. Somut olayda salt taraf beyanları, tanık anlatımı ve kolluk tarafından düzenlenen tutanakla yetinilmeyip, iddiayla ilgili olarak DNA testi yaptırılıp, alınacak rapor da gözetilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün HUMK.nun 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy