(1086 S. K. m. 417, 423)
Dava: Dava dilekçesinde, eğitim ve öğretim giderinden kaynaklanan 44.198,51 TL masrafın sarf tarihinden itibaren faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Dosya içerisinde bulunan ve yükümlü M. Ç. Ç. tarafından harp okulunda eğitime başlarken verilmiş bulunan Kartal 11.Noterliğince 23.9.2008 tarihinde düzenlenmiş 24278 yevmiye numaralı yüklenme senedine göre; davalılardan C. Ç., yükümlüye harp okulu döneminde yapılan masraflarla işlemiş faizinin 74.595,57 TL'sine kefil olmuştur. Bu durum karşısında mahkemece, davalılardan C. Ç.'nin yükümlüye harp okulu döneminde yapılan masraflarla işlemiş faizinden kefalet limitiyle sınırlı sorumlu tutulması gerekirken, adı geçen davalının velayeten yüklenme senedini imzaladığı ve bu sebeple de davacı idareye borcunun bulunmadığı düşüncesiyle hakkındaki davanın reddine karar verilmesi,
Davalıların borcu yargılama sırasında yürürlüğe giren yasa hükümlerine göre yeniden belirlendiğine göre; taraflar vekili yararına hükmedilecek vekalet ücretiyle yargılama giderlerinin dava tarihindeki haklılık miktarlarına göre belirlenmesi gerekir. Bu sebeple; mahkemece, yargılama sırasında yürürlüğe giren 6000 Sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu Ve Yargılama Usulü Kanunuyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun yürürlüğe girmemiş olsaydı davaya konu asıl alacağın red ve kabul edilecek miktarları bilirkişiye hesap ettirilip bu miktarlar üzerinden davada kendisini vekille temsil ettiren taraflar yararına vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 11.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy