(2942 S. K. m. 10, 27)
Dava: Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesi taraf vekillerince, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davacı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesiyle istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davacı vekili geldi. Davalılar adına gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1- Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre, iklim koşulları, arazinin toprak ve topoğrafik yapısıyla bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vb) gözetildiğinde, davaya konu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan ülkemizin değişik yörelerindeki sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde, (değeri önemli biçimde etkileyen, kanıtlanmış farklı ve özel bir etkenin bulunması durumu dışında) kapitalizasyon faiz oranı %5 olarak alınmaktadır. Hal böyle iken değerlendirmeye esas alınan bilirkişi kurulu ek raporunda taşınmazın değerinin belirlenmesinde kapitalizasyon faizi oranının %5 yerine %4 olarak kabulü,
2- Tespit istemini içeren davada Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre vekille temsil edilen davalı yararına maktu vekalet ücreti yerine nispi vekalet ücreti ve yine davanın niteliği gereği maktu ilam harcı yerine nispi harca hükmedilmesi,
3- Kabule göre de;
Dava konusu edilen ve kamulaştırılan 509 parsel ile 514 numaralı parsellerin Kamulaştırma Yasası'nın 27. maddesine göre saptanan kamulaştırma bedeli toplamı 3.218,19 TL'dir. Bu parsellerle ilgili olarak aynı Kanunun 10. maddesi uyarınca açılan davada yerinde yapılan inceleme sonucu belirlenip hükme esas alınan 1. bilirkişi ek raporunda saptanan toplam kamulaştırma bedeli 12.844,47 TL'dir. Anılan Kanunun 27. maddesine göre tespit edilen kamulaştırma bedeli olan 3.218,19 TL kayıtsız ve şartsız olarak mülk sahibi davalılar adına bankaya yatırılmış olduğundan bu miktarın bilirkişi ek raporunda bedelden düşülmesi sonucu bulunan 9.626,28 TL'nin davalılara veraset ilamındaki payları oranında ödenmesi gerekirken, sonradan belirlenen 12.844,47 TL'nin tamamının ayrıca davalılara ödenmesine karar verilmesi suretiyle fazla bedele hükmedilmiş olması, doğru görülmemiştir.
Mahkemece, raporu hükme esas alınan bilirkişi kurulundan bozma sebepleri doğrultusunda ek rapor alınmalı, alınan bu ek raporun bozmaya uygunluğu da denetlendikten sonra oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün HUMK'nun 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı yararına takdir edilen 825,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, temyiz peşin harçlarının istenmesi halinde temyiz edenlere iadesine, 24.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy