(2004 S. K. m. 72)
Dava: Dava dilekçesinde, davacıların icra takibine konu borçtan borçlu olmadığının tespiti ve daha sonra ödenen 3.876 TL'nin yasal faiziyle istirdadı istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yargıtay Kararı:
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacıların icra takibine konu borçtan borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Mahkemece Dairenin bir önceki bozma ilamında değinildiği üzere davaya istirdat davası olarak ve davacılardan Ö. D.'ın 09.08.2007, davalı yönetici F. B.'ın da 13.10.2006 tarihinde vefat etmeleri üzerine her iki tarafın da mirasçıları dahil edilmek suretiyle devam edilerek davanın davacılardan D. D. yönünden feragat nedeniyle reddine, diğer davacılar yönünden ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1- Davaya konu ortak gider borcu nedeniyle Mersin 1. İcra Müdürlüğü'nün 2000/3143 sayılı dosyasıyla yapılan icra takibinde davacı D. D.'ın diğer davacı olan babası Ö. D.'ın borcuna kefil olması ve bu kefaleti nedeniyle yaptığı ödeme açısından 14.11.2001 tarihli celsede vekili davadan feragat etmiş ise de, diğer davacı Ö. D.'a ait Tarsus 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 29.11.2007 gün ve 2007/1037-977 sayılı mirasçılık belgesi içeriğinden davacı D.'in diğer davacının mirasçıları arasında yer aldığı ve davada mirasçı sıfatıyla da taraf olduğu, murisi Ö. D.'dan intikal edecek payı ve alacağı açısından mahkemeye sunulmuş bir feragat beyanı bulunmadığı, önceki feragatın bu payı kapsamadığı gözetilmeden davacı D.'in murisi Ö. D.'dan intikal eden payını da kapsar şekilde davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olması,
2- Dava konusu edilen alacağın dayanağı icra takibi davalı F. B. tarafından yönetici sıfatıyla yapılmış olup, 19.08.2001 günlü kat malikleri kurulu kararının 10. maddesinde, F. B. tarafından Ö. D.'dan icra kanalıyla tahsil edilen paranın (birikmiş faizleriyle) davalar sonunda site hesabına aktarılmasına karar verildiği de anlaşılmakla davaya yeni yöneticiye karşı devam edilmesi ve bildireceği deliller de toplanıp ondan sonra işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, eski site yöneticisi davalının mirasçıları davaya dahil edilerek onlar aleyhine hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 05.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy