(2942 S. K. m. 11)
Dava: Dava dilekçesinde Kamulaştırma Yasası'nın 4650 Sayılı Yasa'yla değişik hükümleri uyarınca, irtifak kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın irtifak hakkının idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1- 2942 Sayılı Kanunun 4650 Sayılı Kanun ile değişik 11. maddesinin son fıkrası uyarınca ve Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre kamulaştırma yoluyla daimi irtifak hakkı kurulması sebebiyle taşınmaz malda oluşacak değer düşüklüğü oranının (dolayısıyla kamulaştırma bedelinin) saptanmasında taşınmaz malın cinsi (arsa veya arazi olması) ve yüzölçümü ile irtifak hakkının kurulduğu alanın yüzölçümü, irtifakın niteliği (petrol, akaryakıt ya da doğalgaz boru hattı, elektrik enerjisi nakil hattı vb.) ve konumu gözönünde bulundurulur. Buna göre bulunacak değer düşüklüğü oranı (yöntemince kanıtlanmış önemli ve özel bir durum söz konusu olmadıkça) taşınmaz malda irtifak hakkının kurulduğu alanın mülkiyet değerinin arazilerde %35'inden, arsalarda %50'sinden fazla olamayacağı kabul edilmektedir.
Buna göre, tarım arazisi niteliğinde olan davaya konu taşınmazda daimi irtifak sebebiyle oluşacak değer düşüklüğünün en fazla %0,326'yı geçemeyeceği düşünülmeden %1 oranında hesaplama yapılan rapora itibarla hüküm kurulması,
2- Taşınmazın 572,62 m2'sinde geçici, 54,05 m2'sinde ise daimi irtifak hakkı tesis edildiği belirlenmiş olup, geçici irtifak hakkı tesis edilen 572,62 m2'lik bölümünde Kamulaştırma Yasası'nın 11. maddesinin son fıkrası hükmü gereği hesaplanması gereken kıymet düşüklüğünün Yargıtay uygulamalarına göre kısa süreli irtifak kamulaştırmasında taşınmazın değerinde devamlı bir değer kaybı söz konusu olmadığı için taşınmazın mahrum kalınan geliri yerine bulunduğu yer ve niteliklerine göre getirebileceği kira geliri olduğu kabul edilmektedir. Bu sebeple irtifak süresince kira esasına göre irtifak bedelinin belirlenmesi gerekirken, bilirkişi raporunda 11. maddenin son fıkrası kapsamı dışına da çıkılarak taşınmazın geçici irtifak kurulan bölümünün net gelirine göre ve ayrıca bu bölümde %20 değer kaybı da hesaplanarak yüksek değere hükmedilmesi,
3- Dava konusu taşınmazın tapu kaydında mevcut haczin tespit edilen kamulaştırma bedeline yansıtılmamış olması.
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 09.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy