(4721 S. K. m. 7)
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının annesinin nüfus kaydında P. İ. olan adının P. I. olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin annesinin isminin P. I. olarak tanınıp bilindiğini buna rağmen Konak ilçesindeki nüfus kütüğünde anne adının P. İ. olarak kayıt edildiğini ileri sürerek bu yanlışlığın düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; davacının dava dilekçesinde delillerini gösterdiği, bu deliller arasında P. I.'a ait Fransa'nın İzmir Konsolosluğundan onaylı ikamet belgesi fotokopisinin sunulduğu ve ayrıca davasını tanıkla da ispat edeceğini bildirdiği 07.12.2010 günlü Buca Vaftizci Yahya Katolik Kilisesinden verilen doğum ve vaftiz belgesinde davacının annesinin adının P. I. olarak belirtildiği, davacı vekilinin 24.09.2010 günü mahkemeye sunduğu delil ve tanık listesindeki tanıklarının da dinlenmediği anlaşılmaktadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 7 nci maddesine göre resmi sicil ve senetler belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur, bunların içeriğinin doğru olmadığının ispatı kanunlarda başka bir hüküm bulunmadıkça herhangi bir şekle bağlı değildir. Davacı dava dilekçesinde ve yargılama sürecinde anne adının doğum tutanağına ve nüfus kütüğüne yanlış yazıldığını ileri sürerek bu yanlışlığın düzeltilmesini istemiştir. Bu tür davalarda dava konusu iddianın ispatı yukarıda da belirtildiği gibi herhangi bir şekle bağlı olmayıp her türlü delille mümkündür. Mahkemece gerek görüldüğü takdirde davacı vekilinin gösterdiği tanıklar da dinlenip tüm deliller toplanarak oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz araştırmayla davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün HUMK. nun 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy