(2942 S. K. m. 3, 8, 10)
Dava: Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
2942 Sayılı Kanunun 4650 Sayılı Yasayla değişik 8. maddesinin 4. fıkrasına göre idare, kıymet takdir komisyonunca tespit edilen tahmini bedeli belirtmeksizin, kamulaştırılması kararlaştırılan taşınmaz mal, kaynak veya bunların üzerindeki irtifak haklarının bedelinin peşin veya bu kanunun 3. maddesinin 2. fıkrasına göre yapılıyor ise, bu fıkradaki usullere göre taksitle ödenmesi suretiyle ve pazarlıkla satın almak veya idareye ait başka bir taşınmaz malla trampa suretiyle devralmak istediğini resmi taahhütlü bir yazı ile malike bildirir. İdarece Yasanın aradığı şekilde davalılardan H. K.'ya taahhütlü olarak çıkarılan uzlaşmaya çağrı tebligatını eşi S. K. 22.5.2008 tarihinde aldığı halde davalı H. K. idareye uzlaşmak için başvurmamıştır. Bu durumda adı geçen hakkındaki davanın, aynı Yasanın 10. maddesine göre görülmesine başlanması gerekirken, yasaya aykırı olarak usulüne uygun tebligat yapılmadığı gerekçesiyle davalı H. K. hakkındaki davanın da reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 04.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy