(634 S. K. m. 33, 38)
Dava ve Karar: Dava dilekçesinde, 5.10.2008 tarihli kat malikleri kurul kararının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacılar vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesiyle istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davacı asillerden H. N.'yla A. N. ve aleyhine temyiz olunan davalılardan B. T. O. vd. vekili geldiler. Gelen vekil asillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde, kat irtifaklı ve 12 bağımsız bölümden oluşan anataşınmazdaki davalıların 5.10.2008 tarihinde almış oldukları kararla anataşınmaza yönetici seçip aidat belirlediklerini, alınan kararlar için yasal çoğunluğun bulunmadığını ileri sürerek usul ve yasaya aykırı kat malikleri kurulu kararının iptalini istemiş; mahkemece, husumetin yöneticiye yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
634 Sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 33. maddesine göre kat malikleri kurulunca alınan kararların iptali davalarında bu kararların oluşmasına olumlu oylarıyla katkıda bulunan tüm kat maliklerinin davaya dahil edilmesi ve husumetin bu kişilere yöneltilmesi gerekmekte iken 5711 Sayılı Kanun ile 634 Sayılı Kanunun 38. maddesinde yapılan değişiklikle yöneticiye de dava açılabilme olanağı tanınmıştır. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden iptali istenen 5.10.2008 tarihli kat malikleri kurulu kararlarını imzalayan B. T. O.'yla toplantıya katılmayan ancak vekille temsil edildikleri düşünülen S. A., S. D., K. E. ve N. O.'nun davada taraf olarak gösterildikleri ve yönetici yerine karara olumlu oy kullanan kat maliklerine husumet yöneltilmesi yolunda tercih kullanıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, kat malikleri kurulu kararını imzalayan ve kat maliki olmayan kişilerin hangi bağımsız bölüm maliklerini temsilen bu toplantıya katıldıkları hususu ile kat maliklerini temsilen usulüne uygun vekaletnameleri bulunup bulunmadığı konusu araştırılarak bu kişiler de davaya dahil edilerek, taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında tüm deliller toplanıp oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz araştırma sonucu hatalı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün H.U.M.K.nun 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istenmesi halinde temyiz edene iadesine, 13.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy