(5490 S. K. m. 35)
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının halası ölü N. Ş. çocukları olarak görünen Ayşe ve İ. Ş.'in N. üzerindeki kayıtlarının iptali ile anne adlarının S. olarak düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüyle davalılar Ayşe ve İbiş'in annelerinin S. Ç. olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm davalı Ö. Ş. tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde Olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin halası N. D.'ın (Ş.), Ö. Ş. ile evliliğinden hiç çocuğu olmadığı halde Ayşe ve İ. Ş.'in N. Ş. çocukları olarak nüfusa tescil edildiğini bildirerek, Ayşe ve İ. Ş.'in N. olan anne kaydının iptali ile gerçek anneleri S. Ç. üzerine tescil edilmelerini istemiştir. Mahkemece, Ayşe ve İbiş'in annelerinin Mehmet ve Zeliha oğlu İ. Ç. kızı S. Ç. olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Nüfus kayıtlarındaki düzeltme davaları kamu düzeni ile yakından ilgili olup, mahkemeler hiçbir kuşku ve duraksamaya sebep olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorundadır. Somut olayda, salt taraf beyanları, tanık anlatımları ve kolluk tarafından düzenlenen tutanak ile yetinilmeyip, iddia ile ilgili olarak anne olduğunun tespitine karar verilen S. Ç.'ın defnine ilişkin bilgi ve belgelerin ilgili muhtarlıktan araştırılması, mezarının saptanması ile İbiş ve Ayşe Ş.'in N. D. (Ş.) ya da S. Ç. çocuğu olup olmadığı konusunda DNA testi yaptırılıp, alınacak rapor da gözetilerek karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bundan ayrı, dahili davalı A. Ç.'ın mahkeme kararının başlığında davalı olarak gösterilmemesi, Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince bozulmasına, temyiz peşin harcının istenmesi halinde temyiz edene iadesine, 07.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy