(5401 S. K. Geç. m. 3)
Dava: Dava dilekçesinde, eğitim ve öğretim giderlerinden kaynaklanan 49.424,71 TL alacağın sarf tarihinden itibaren faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalılardan D. E. E.'ın Kara Harp Okulu öğrencisiyken kendi istemi ile 20.8.2009 tarihinde okulla ilişiğinin kesildiğini belirtilerek, davalı adına yapılan 49.424,71 TL öğrenim giderinin sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, yargılama sırasında yürürlüğe giren 6000 Sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunuyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun hükümleri gereğince davalının müracaatı üzerine idarece yeniden belirlenen borç davalı tarafça ödenmiş, mahkemece asıl borçlu D. E. E.'ın reşit olması gerekçesiyle babası E. E. aleyhine açılan davanın husumetten reddine, diğer davalılar aleyhine açılan dava konusuz kaldığından reddine karar verilmiştir.
1- Dosyadaki bilgi ve belgelerden, özellikle Urla Noterliği'nce düzenlenmiş 19.8.2009 tarih ve 07102 yevmiye numaralı yüklenme senedinin incelenmesinden; davalı E. E.'ın Kara Harp Okulu masrafları ve işleyecek faizi açısından yüklenme senedini veli sıfatıyla değil müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığı, dolayısıyla borçtan kefalet limitiyle sınırlı olarak sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Yargılama sırasında davalı tarafın davacı idareye olan borcunun tamamının ödendiği anlaşıldığına göre her üç davalı hakkında açılan davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekirken, davalı E. E. aleyhine açılan davanın husumetten reddine, diğer davalılar aleyhine açılan dava konusuz kaldığından reddine karar verilmesi,
2- Davanın açılmasına sebep olan davalıların borcu yargılama sırasında yürürlüğe giren yasa hükümlerine göre yeniden belirlendiğinden; tarafların vekilleri yararına hükmedilecek vekalet ücretiyle yargılama giderlerinin dava tarihindeki haklılık miktarlarına göre belirlenmesi gerekir. Bu sebeple; mahkemece, yargılama sırasında yürürlüğe giren 6000 Sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunuyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun yürürlüğe girmemiş olsaydı davaya konu asıl alacağın red ve kabul edilecek miktarları bilirkişiye hesap ettirilip bu miktarlar üzerinden davada kendisini vekille temsil ettiren taraflar yararına vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün H.U.M.K.nun 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 22.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy