(634 S. K. m. 19)
Dava ve Karar: Dava dilekçesinde, anayapının güçlendirilmesinin gerekli ve zorunlu olduğunun ve bunun için yapılacak işlemlerin tespiti, karşı davada ise ortak yere müdahalenin önlenmesi ve projeye aykırılıkların eski hale getirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın ve karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesi taraf vekillerince, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davacılar vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesiyle istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davacı-karşı davalılar vekili Av. A. S. P. geldi. Davalı-karşı davacılar ve aleyhine temyiz olunan diğer davalılar adına gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
1- Asıl dava yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Davacılar vekili dava dilekçesinde, anayapıda güçlendirmenin gerekli ve zorunlu olduğunun ve güçlendirme için yapılması gereken işlemlerin tespitini istemiş, 20.09.2010 tarihli bilirkişi raporunda binanın cephelerindeki duvar hasarlarıyla bodrum katındaki korozyon hasarlarının onarılması gerektiği saptanmış, mahkemece de bu rapor esas alınarak duvar ve korozyon hasarlarının tamir edilmesi şeklinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dava dilekçesindeki istem dikkate alındığında verilen kararın davanın kabulü anlamında olduğu anlaşılmakla, mahkemece kısmen kabulüne denilerek infazda duraksamaya neden olacak şekilde hüküm kurulması ve bu davayla ilgili yargılama giderlerinin tamamının davalılara yükletilmesi gerekirken davanın kısmen kabul edildiği gerekçesiyle yarısının davacılar üzerinde bırakılmış olması,
2- Karşı dava yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda ise;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
A- Kat Mülkiyeti Yasası'nın 19 uncu maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca kat malikleri anataşınmazın mimari durumunu ve sağlamlığını titizlikle korumakla yükümlüdürler. Yargıtay uygulamalarına göre yapının inşaatı sırasında gerçekleştirilmiş projeye aykırılıkların da projeye uygun hale getirilmesi binanın statiğine bir zarar vermemesi ya da davacının da bağımsız bölümünün bundan zarar görecek bir duruma düşmesi halleri dışında projeye uygun hale getirilmesinin istenebileceği ilke olarak benimsenmiştir. Projeye aykırı olarak yapılan tesisat ve tadilatın projeye uygun hale getirilebilmesi için bu tesisat ve tadilatı yapan kişilere karşı dava açılır. Binanın ilk inşası sırasında ortak yerlerde yapılan ve ortak kullanımda olan projeye aykırılıkların eski hale getirilmesinden ise tüm kat malikleri sorumludur.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerle, bilirkişi raporu içeriğine göre, somut olayda bilirkişi tarafından tespit edilen mimari projeye aykırılıklardan cam cephe kaplamalı binayla prefabrik kulübenin anataşınmazın bahçesi niteliğindeki ortak yere yapıldığı, bunun karşı davalılar tarafından gerçekleştirilmiş olmadığı ve karşı davalıların buraya fiilen yaptığı bir müdahalenin bulunmadığı, yönetimce bu yapıları işgal eden 1 numaralı bağımsız bölüm kiracılarından apartman genel giderlerinde kullanılmak üzere gelir elde edildiği, bu suretle ortak kullanımda olduğu anlaşılmakla, tüm kat malikleri adına yapılan ve hepsini ilgilendiren bu projeye aykırılıkların tüm kat malikleri tarafından eski hale getirilmesiyle bunun gerektirdiği giderlerin tüm kat maliklerince karşılanması ve anayapının 16 numaralı bağımsız bölümünde paydaş olan G. R.'in de davaya dahil edilmesi gerektiği düşünülmeden yukarıda sözü edilen (baraka) yapıların da sadece karşı davalılar tarafından eski hale getirilmesine karar verilmiş olması,
B- Mahkemece eski hale getirilmesine karar verilen anayapının birinci katından arka bahçeye çıkış için açılan kapı ve merdivenlerin 30.06.2010 tarihli bilirkişi kurulu raporu içeriğine göre projesinde mevcut olduğu, sadece pimapen camekanın projesinde yer almadığı anlaşılmakla salt rüzgarlık olarak yapılan pimapen camekanın kaldırılarak projeye uygun eski hale getirilmesiyle yetinilmesi gerekirken projeye aykırılığı saptanmamış bulunan birinci kattan arka bahçeye çıkış kapısıyla merdivenlerin de projeye aykırı olduğu gerekçesiyle eski hale getirilmesine hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün HUMK.nun 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, YARGITAY duruşmasında vekille temsil edilen davacı-karşı davalı yararına takdir edilen 825,00 TL. vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı- karşı davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 29.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy