(2942 S. K. m. 10, 11) (3194 S. K. m. 18)
Dava: Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasası'nın 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1- Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde emsal satış değerleri dikkate alınmadan taşınmazın değeri 20 TL olarak belirlenmiş ise de bu rapora itibar edilemez.
Mahkemece, davaya konu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu kabul edildiğinden Kamulaştırma Kanunu'nun kıymet takdiri esaslarını gösteren 11 inci maddesinin 3 üncü fıkrasının özellikle arsalara dair (g) bendi uyarınca kamulaştırma gününden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre, satış değerinin tesbiti ve bedelin belirlenmesinde etkisi olan diğer unsurlar da dikkate alınarak 4 üncü fıkra gereğince her unsurun gerekçeleri ve değere katkı oranları ayrı ayrı belirlenip dayanakları gösterilmek suretiyle değerlendirilerek kamulaştırma bedelinin saptanması gerekmektedir. Emsalin kamulaştırılan taşınmazla aynı konumda olması, taşınmaza yakın mesafede bulunması, aynı nitelik ve özellikleri taşıması, benzer yüzölçümünde olması veya kamulaştırmaya yakın günlerde satılmış olması zorunlu değildir. Aynı özellik ve nitelikleri taşıyan başka yerlerde bulunan ve kamulaştırma gününden önce satılmış olan taşınmazlar da emsal alınabilir. Bu emsalin satış fiyatına Türkiye İstatistik Kurumu toptan eşya fiyatları endeksi uygulanmak suretiyle değerlendirme tarihinde oluşan fiyatları bulunduktan sonra davaya konu taşınmazla karşılaştırılıp incelenerek aradaki farklılıklar belirtilip üstün ve eksik yönleri açıklanmalı, bu nitelik ve farklılıkların taşınmazın değerine olan etkilerinin ne olduğu belirtilmeli ve bu suretle yapılacak karşılaştırmayla davaya konu taşınmazın değeri belirlenmelidir.
Mahkemece tarafların vereceği ya da re'sen belirlenecek emsal kayıtlar tapu sicil müdürlüğünden getirtildikten ve bunun imar parseli olup olmadığı da sorulup saptandıktan sonra yukarda açıklanan esaslara uygun incelemeyi ve sonucunu içeren ek bilirkişi raporları alınıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
İncelenen emsal imar parseli olup da davaya konu taşınmazın bu nitelikle olmaması halinde, davaya konu taşınmazın, yapılacak karşılaştırmadan sonra bulunacak değerinden. İmar Kanunu'nun 18 inci maddesinin 2 nci fıkrası gözetilerek, düzenleme ortaklık payına tekabül edecek oranda indirim yapılması gerektiği de dikkate alınmalıdır.
Mahkemece tüm bu hususlara riayet edilmeksizin düzenlenen rapor doğrultusunda hüküm kurulması,
2- Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca, yapı birim fiyatlarının yılın tamamında geçerli olmak üzere saptandığı ve davaya konu yapı için değerlendirme tarihi olan 2009 yılı birim fiyat listesine göre değerlendirme yapılmakla yetinilmesi gerektiği düşünülmeden birim fiyat üzerine ayrıca tefe endeksi uygulanması suretiyle değerlendirme yapılmış olması,
3- Kamulaştırma Yasası'nın 4650 Sayılı Yasayla değişik 11 inci maddesinin 1. fıkrasının (h) bendine göre yapılarda dava tarihindeki Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca yayımlanan resmi birim ve yapı yaklaşık birim fiyatları listesi esas alınarak niteliklerine göre belirlenecek sınıfı itibarıyla değerinin belirlenip yaşına göre yıpranma payı da düşüldükten sonra ulaşılacak değere hükmedilmesi gerekirken; bilirkişi kurulunca taşınmaz üzerinde bulunan bahçe duvarının, bayındırlık birim fiyatlarına göre taşıyıcı duvar yapılması değerinin belirlenip bulunan değere, tefe endeksi uygulanması suretiyle değerlendirme yapılmış olması,
4- 4650 Sayılı Yasayla değişik 2942 Sayılı Kamulaştırma Yasası'nın 10. maddesinin 8 inci fıkrası ile hakim, tarafların ve bilirkişilerin rapor veya raporlarıyla beyanlarından yararlanarak adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli tespit eder hükmü düzenlenmiş olup, hakimin bu yöndeki takdir hakkı maddede de gösterildiği üzere tarafların ve bilirkişilerin rapor ve beyanlarına dayalı ve özellikle denetime elverişli olmak zorundadır. Mahkemece yukarda 1, 2, 3 numaralı bentlerde gösterilen usul ve yasaya uygun olmayan bilirkişi kurulu raporunda tespit edilen bedelden denetime elverişli olmayacak şekilde daha yüksek bir bedele hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün H.U.M.K.nun 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 05.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy