(6100 S. K. m. 297) (1086 S. K. m. 388, 389)
Dava ve Karar: Dava dilekçesinde müdahalenin men'i ve eski hale getirme istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. (1086 sayılı HUMK 388. ve 389. maddeleri) fıkrası hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. hükmünü içermekte olup, mahkeme kararının hüküm kısmında, 30.09.2010 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen müdahalelerin men'ine ve bunların eski hale getirilmesi için süre verilmesine karar verilmiş ise de; bu yasa hükmü göz ardı edilerek, dava konusu edilen ve mahkemenin kararına dayanak yapılan bilirkişi raporunda saptanıp müdahalenin men'ine ve eski hale getirilmesine karar verilen hususların neler olduğu anılan yasa kuralı uyarınca kararın hüküm sonucu kısmında birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde açıkça yazılması gerekirken, infazda duraksamaya sebep olacak biçimde bilirkişi raporuna yollamada bulunulmakla yetinilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy