(4721 S. K. m. 102) (3294 S. K. m. 9) (492 S. K. 1 SAYILI TARİFE)
Dava: Dava dilekçesinde, vakıf senedinde yapılan değişikliğin tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1- 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 102 nci maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre, vakıf resmi senetle kurulacağı cihetle vakıf senedinde yapılması istenilen değişikliğin de resmi senetle, diğer bir deyimle noterde re'sen düzenleme şeklinde yapılması gerekir.
Vakfın mütevelli heyetinde senet değişikliğine ilişkin olarak alınan kararın noterde onaylanması resmi düzenleme sayılamayacağından davacı tarafa bu eksiklik giderilmek üzere süre verilip ondan sonra oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmesi gerektiğinin gözden uzak tutulmaması,
Kabule göre de;
2- Vakıf senedinin 9 uncu maddesinin değiştirilmesi yasa gereği olduğundan, değişiklik metninin de yasaya uygun olarak Mülki idare amiri vakfın tabii başkanı olup, belediye başkanı, mal müdürü, ilçe milli eğitim müdürü, Sağlık Bakanlığının ilçe üst görevlisi, varsa ilçe tarım müdürü ve ilçe müftüsü vakfın mütevelli heyetini oluşturur. Ayrıca her faaliyet dönemi için, ilçe dahilindeki köy ve mahalle muhtarlarının kaymakamın çağrısı üzerine yapacağı toplantıya katılanların salt çoğunluğuyla kendi aralarından seçecekleri birer üye ile ilçede kurulu ve 3294 Sayılı Kanunda belirtilen amaçlara yönelik faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşlarının yöneticilerinin kendi aralarından seçecekleri bir temsilci ve hayırsever vatandaşlar arasından il genel meclisinin seçeceği iki kişi mütevelli heyetinde görev alırlar. İlçede 3294 Sayılı Kanunda belirtilen amaçlara yönelik faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşu olmaması halinde, hayırsever vatandaşlar arasından il genel meclisinin seçeceği üçüncü bir kişi daha mütevelli heyetinde görev yapar şeklinde düzenlenmesi ve değişikliğin tesciline karar verilmesi gerekirken, bu hususa dikkat edilmeden hazırlanan senedin tesciline karar verilmesi,
3- Dava açılırken başlangıçta alınması gereken harcın alınmadığı ancak mahkemece kararda 18,40 TL harcın davacıdan tahsiline karar verildiği anlaşılmakta olup; 3294 Sayılı Yasanın 5263 Sayılı Yasayla değişik 9 uncu maddesinin (c) bendinde, sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları yapacakları tüm muameleler dolayısıyla her türlü harçtan muaf tutulmuş ise de, bu muafiyet vakfın doğrudan yapacağı işlemleri kapsamaktadır. Vakfın yargı harcından bağışık tutulabilmesi için bunun yasada açıkça belirtilmiş olması gerekir. Anılan yasa maddesinde vakfın yargı harcından bağışık tutulmadığı gözetilerek davacı vakıftan 492 Sayılı Harçlar Yasasına bağlı 1 Sayılı Tarifede öngörülen başvurma harcı alınması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün HUMK. nun 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy