(4721 S. K. m. 39)
Dava: Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığı ile Nüfus Müdürlüğü ve diğer davalılar arasındaki davada Tarsus 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 07.07.2009 günlü ve 2009/222 Esas 2009/337 Karar sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.09.2012 gün ve Hukuk-2012/218505 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü;
Karar: Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının 13.05.2009 tarihli davanamesiyle; 02.09.2006 doğumlu K. K.'nin A. ve H. K.'nin çocuğu olmadığı halde gerçeğe aykırı beyanla nüfusta bu kişilerin hanesine kaydedildiği, gerçekte N. K.'nin evlilik dışı ilişkisinden olduğu ve 25.02.2009 tarihinde öldüğü belirtilerek K. K.'nin gerçeğe uygun şekilde N. K.'nin kızlık hanesine ölü olarak kaydedilmesi ve bu suretle nüfus kaydının düzeltilmesine karar verilmesinin istendiği, mahkemece davanın kabulüne ve K. K.'nin, A. ve H. K.'nin hanesindeki kaydının iptali ile N. K.'nin evlilik dışı çocuğu ve ölü olarak N. K.'nin kızlık hanesine kaydına karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; K. K.'nin, A. ve H. K.'nin çocuğu olmadığı ve N. K.'nin evlilik dışı ilişkisinden olduğu halde gerçeğe aykırı beyanla nüfusa A. ve H. K.'nin hanesine 29.01.2007 tarihinde tescil edildiği, gerçekte N. K.'nin evlilik dışı ilişkisinden olduğu ve 25.02.2009 tarihinde trafik kazası sonucu öldüğü anlaşılmaktadır. Talep üzerine mahkemece, K. K.'nin, A. ve H. K.'nin hanesinden silinerek N. K.'nin kızlık hanesine kaydına karar verilmiş ise de; N. K.'nin aynı hanede 16.07.2006 doğumlu H. ve E. isimli iki çocuğu bulunduğu görülmektedir.
Nüfus kaydının düzeltilmesine karar verilen K. ile aynı anneden doğduğu anlaşılan kardeşleri 16.07.2006 doğumlu H. ve E. arasında düzeltilen nüfus kaydına göre 1 ay 7 günlük bir zaman farkı bulunmaktadır. Bir kadının bu süre içerisinde iki kez doğum yapmasının tıbben mümkün olmadığı açık olup hakim, nüfus kayıtlarında düzeltme yapılmasına karar verirken, bu kayıtlar arasında çelişki meydana getirmeyecek ve hayatın olağan akışına ters düşecek durumlara yol açmayacak şekilde karar vermek zorundadır. Mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ite hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 05.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy