(5737 S. K. m. 7)
Dava: Dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla 1995-2009 yılları için 3.000.000 TL eksik ödenen gaile alacağının davalı taraftan yasal faiz ve masraflarla birlikte tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacılar vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili 14.08.2009 tarihli dava dilekçesinde; dava konusu Mazbut Bayezid Zade Hacı İvaz Paşa Vakfı'nın kesinleşmiş mahkeme kararı ile gaile fazlasını almaya hak kazanmış evlatları olduklarını, ancak davalı Vakıflar Genel Müdürlüğünce bu gailenin eksik ödendiğini ileri sürerek 1995-2009 yılları için eksik ödenen gailenin fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 3.000.000 TL.nin yasal faiz ve masraflarla birlikte davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacılar E. I. ve A. I.'ın Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 01.11.1994 gün ve 1994/509 Esas-786 Karar sayılı ilamı dava konusu Mazbut Bayezid Zade Hacı İvaz Paşa Vakfının gaile fazlasına müstahak vakıf evladı olduklarına karar verildiği ve söz konusu kararın kesinleştiği, bu karar uyarınca davacılara Vakıflar Genel Müdürlüğünce 1995 yılından dava tarihine kadar değişik miktarlarda hesaplanan gaile ödendiği anlaşılmaktadır. Davacı taraf, 01.01.1972 tarihinden itibaren davalı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yönetilen dava konusu mazbut vakfın bir kısım taşınmazlarından kamulaştırma, taviz bedeli, satış vs. gibi çeşitli şekillerde elde edilen gelirlerinin davalıca açıklanmadığını, bir kısım taşınmazları kendi adına tescil ettirdiğini, bazı taşınmazların ise gerekli takip yapılmadığından dava dışı kişi ve kurumlarca sahiplenilip el konulduğunu, bu yüzden vakfın gelirlerinin hesaplanmasında hata yapılarak kendilerine az gaile ödendiğini ve böylece zarara uğradıklarını iddia ettiğine göre; mahkemece, tarafların göstereceği tüm kanıtlar toplandıktan sonra konusunda uzman bir bilirkişi heyetine inceleme yaptırılarak oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, davanın niteliği yanlış değerlendirilerek somut uyuşmazlıkta uygulanma imkanı bulunmayan 6111 sayılı Kanunun 208. ve 209. maddeleri doğrultusunda değişiklik yapılan 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 7. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Zira; 6111 sayılı Kanunun 208. maddesi ile 5737 sayılı Kanunun 7. maddesine eklenen ilk fıkrada, intifa haklarına ilişkin taleplerin gaile fazlasını almaya hak kazandığını gösteren mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl geçmekle düşeceği hükmü getirilmiş olup, somut olayda davacıların gaile fazlasını almaya hak kazandıkları Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 01.11.1994 gün ve 1994/509-786 sayılı kararının 18.04.1995 tarihinde kesinleşip davacılar tarafından süresinde infaz için davalı kuruma müracaat edildiğinden; ikinci fıkrada ise mazbut vakıflarda intifa haklarının gaile fazlası almaya hak kazanıldığını gösteren mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren, vakfın son beş yıl içindeki malvarlığı, gelirleri ve giderleri ile sınırlı olmak ve gaile fazlasının mevcudiyeti şartıyla Genel Müdürlükçe belirleneceği hükme bağlanmış olup, yukarıda da açıklandığı gibi davacıların taleplerinin gaile almaya hak kazandıkları mahkeme kararının kesinleştiği 18.04.1995 tarihinden sonraki 1995-2009 yıllarında eksik ödenen gaile ile ilgili olduğu, kararın kesinleşme tarihinden önceki dönemleri kapsamadığı anlaşıldığından; 6111 sayılı Kanunun 208. maddesi ile 5737 sayılı Kanunun 7. maddesine eklenen iki fıkranın da somut olayda uygulama imkanı bulunmamaktadır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacılar yararına takdir edilen 900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı taraflara verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy