(2942 S. K. m. 7, 8, 22, 23)
Dava ve Karar: Dava dilekçesinde, kamulaştırılan taşınmazın Kamulaştırma Yasasının 22. maddesi gereğince davalı şirket adına kayıtlı tapusunun iptali ve davacılar adına tescili veya fazlası saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı belediyeden tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacılar vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesiyle istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davacılar adına gelen olmadı. Aleyhine temyiz olunan davalılardan Arsan Tekstil A.Ş. vekili Av. T. T. geldi. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacılar vekili dava dilekçesinde, 591 ada 85 parsel sayılı taşınmazın davalı Kahramanmaraş Belediye Başkanlığınca belediye hizmet tesisleri ihtiyacı nedeniyle 15.02.1985 tarihinde kamulaştırdığını ve 05.03.1987 tarihinde belediye başkanlığı adına tapuda tescil edildiğini, davalının söz konusu taşınmazı 17.12.2004 tarihinde diğer davalı Arsan Tekstil Ticaret ve Sanayi A.Ş.'ye sattığını ileri sürerek davalı şirket adına kayıtlı tapunun iptaliyle davacılar adına tapuya tesciline, bu mümkün olmadığında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000 TL tazminatın davalı belediyeden alınarak müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece Kamulaştırma Yasasının 22 nci maddesinin uygulanabilmesi için idarenin kamulaştırdığı taşınmaz malları kamulaştırma kararında belirtilen kamulaştırma amacına veya kamu yararına yönelik herhangi bir ihtiyaca tahsis etmemesi gerektiği, dava konusu taşınmazın ise 03.03.2009 tarihine kadar belediye destek hizmetleri müdürlüğünce belediye hizmetlerinde görev yapan resmi araçların bakım, onarım, tamirat işlerinin yapıldığı atölyeler olarak kullanıldığından yasada belirtilen koşulların oluşmadığı ve ayrıca 23 üncü maddeye göre 1 yıllık hak düşürücü sürenin de geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir:
Dava, 2942 sayılı Yasanın 22. ve 23 üncü maddelerine göre idarenin davacılara geri alım hakkını kullandırmaması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davalı belediye başkanlığınca 591 ada 85 parsel sayılı taşınmaz hizmet tesisi yapılması amacıyla anılan Yasanın 7. ve 8 inci maddeleri uyarınca 15.02.1985 tarihinde kamulaştırılmış, 05.03.1987 tarihinde de tapuda tescil işlemi gerçekleştirilmiştir. 85 parsel sayılı taşınmazda 24.05.2003'te yapılan imar uygulaması sonucu oluşan 5339 ada 7 parsele ihtiyaç kalmadığından 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre satılması konusunda 17.09.2004 tarihli belediye meclisince karar alındığı halde, Kamulaştırma Yasası'nın 22 nci maddesi uyarınca davacı tarafa herhangi bir duyuruda bulunulmamıştır. Daha sonra dava konusu taşınmaz 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine uygun biçimde 17.12.2004 günü 919.220.000.000 TL bedelle davalı Arsan Tekstil Ticaret ve Sanayii Anonim Şirketi'ne satılmıştır.
Kamulaştırma Yasası'nın 22 nci maddesi, kamulaştırmanın ve bedelin kesinleşmesinden sonra taşınmaz malların kamulaştırma amacına veya kamu yararına yönelik herhangi bir ihtiyaca tahsisi lüzumunun kalmaması halinde keyfiyetin, idarece mal sahibi ve mirasçılarına duyurulacağını belirtmiş olup, buna göre taşınmazın idare tarafından kamulaştırılması ve bu kamulaştırma işleminin kesinleşmesinden sonra ister bir süre amaca uygun kullanılsın isterse hiç kullanmasın ihtiyaç kalmadığının anlaşılması halinde Kamulaştırma Yasası'nın 22 nci maddesi gereğince taşınmaz mal maliki veya mirasçılarına keyfiyetin duyurulması gerekmektedir.
O halde davacı taraf, ancak bu bedelden kendi murislerinden kamulaştırılan 9040 m2 kısma isabet eden bedelle sınırlı olarak idareden bir talep hakkına sahiptir, Taşınmaz, İhale Yasası hükümlerine göre satıldığına ve ihale de iptal edilmediğine göre muvazaadan da bahsedilemez. Bu nedenle taşınmazın mülkiyeti bedele dönüşmüştür. Kamulaştırma, yasaya uygun şekilde gerçekleştirilen bir işlem olduğuna göre taşınmazın son satışından sonra alınan bedelin kamulaştırma sebebiyle mal sahibine ödenen bedelden daha fazla olup olmadığının incelenmesi gerekir, Diğer bir anlatımla kamulaştırma nedeniyle taşınmazın bedeli kendisine ödendiğine göre aradan geçen zaman içinde taşınmazda bu bedele nazaran yeni bir değer artışı (geçen süre içinde taşınmazın niteliğinin değişip değişmediği arazi-arsa araştırılarak her iki niteliğine göre değeri belirlenmelidir) meydana gelip gelmediği incelenmeli, fark varsa bu fark ilgiliye ödenmelidir. Bunun tespiti taşınmazın üçüncü şahsa satış bedeliyle mal sahibinin kendisine daha önce ödenen kamulaştırma bedelinin dava tarihine endekslenmesiyle bulunacak miktarın saptanıp karşılaştırılmasıyla mümkündür. Yasal faiz uygulamak suretiyle bedel tespiti yanıltıcı sonuçlara götürebilir. Tüm bu açıklamalardan da anlaşılacağı gibi kamulaştırma nedeniyle mal sahibine verilen bedele (bedel arttırım davası açılması halinde arttırılmasına hükmedilen miktar da dikkate alınarak) ödeme gününden itibaren; aynı şekilde taşınmazın üçüncü şahsa devri sonucu alınan bedele de bu tarihten itibaren dava gününe kadar Türkiye İstatistik Kurumu fiyat artış endeksleri uygulanmak suretiyle ulaştıkları miktarlar saptanıp, bu iki bedel arasında davacı aleyhine bir durum meydana gelmiş ise bu bedele hükmetmek, mal sahibi aleyhine bir fark oluşmadığı taktirde de davanın reddine karar vermek gerekirken, yerinde görülmeyen gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün HUMK.nun 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy