(634 S. K. m. 19)
Dava: Dava dilekçesinde, 3.000 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı dava konusu taşınmazın ortak yerlerinden olan bodrum kata su sızmasını önlemek için yaptığı masraflardan davalının hissesine düşen 3.000 TL'nin yasal faizi ile tahsilini istemiş, mahkemece yapılan yargılama sonucu proje ve tekniğine aykırı olarak yapılan tadilat nedeniyle davacı tarafından yapılan masrafların davalıdan tahsili için açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerin, özellikle bilirkişi raporlarının incelenmesinden; dava konusu anataşınmazın ortak yerlerinden olan bodrum kat duvarlarından su sızıntılarının olduğu ve sızıntıların önlenmesi için su yalıtımı yapılması gerektiği belirtilerek su yalıtımı için yapılmış işler ve bunların bedelleri belirlenmiş ikinci ek raporda su yalıtımı sırasında ne gibi projeye aykırılıklar yapıldığı açıklanmadan bu tadilatın mimari projeye uygun olmadığı belirtilmiştir. Kat Mülkiyeti Yasası'nın 19. maddesinin 2. fıkrasında ortak yer ve tesislerdeki bir bozukluğun anayapıya ve bağımsız bir bölüme veya bölümlere zarar verdiği, acilen onarılması gerektiğinin zorunlu olduğunun mahkemece saptanması halinde bu onarım için tekniğe uygun biçimde yapılması konusunda kat maliklerinin rızasının aranmayacağı hükmüne yer verilmiş olup, dinlenen tanık anlatımları ve bilirkişi raporu içeriğinden, bodrum katında su sızıntılarının olduğu belirlendiğine ve onarımının da davacı tarafından gerçekleştirildiği anlaşıldığına göre yapılan bu tadilatta projeye aykırı olan hususlar tespit edilip projeye uygun olanların bedelleri belirlenerek bunlara hükmedilmesi gerekirken, bilirkişinin esas ve birinci ek raporuyla da çelişir şekilde ikinci ek raporunda bu tadilatın mimari projeye uygun olmadığı zorunluluk arzetmediği yolundaki soyut görüşüne dayanarak davanın tümden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy