(4721 S. K. m. 426)
Dava: Dava dilekçesinde, F.G.'ye kayyım atanması istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı dava dilekçesinde eşi Ş.'ın 12.11.2011 de öldüğünü, geriye mirasçı olarak kendisiyle müşterek çocukları F.'ın kaldığını, G...A.Ş. deki miras kalan hisselerin yönetimi, sermaye artırımı ve denetim hakkının kullanılmasında menfaat çatışması olabileceğinden oğlu F.'ın hissesinin idaresi için kayyım tayin edilmesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Küçük F. 20.5.2009 doğumlu olup annesinin velayeti altındadır. Bir işte yasal temsilcinin menfaatiyle kısıtlının menfaati çatışıyorsa, vesayet makamı, ilgilisinin istemi üzerine veya resen temsil kayyımı atar. (T.M.K.m.426/2) Mahkemece yapılacak iş küçük F.'a kayyım tayin edilmesi talebiyle ilgili davacıya delillerinin sorulması, gösterdiği takdirde delillerinin toplanıp sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istenmesi halinde temyiz edene iadesine, 04.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy