(2942 S. K. m. 10, 15, 29)
Dava: Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen ve hükme esas alınan rapor hüküm kurmaya yeterli değildir.
1) 2942 Sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik 11. maddesi kamulaştırma bedelinin tespiti esaslarını düzenlemiş olup bu madde hükmüne göre arazi niteliğindeki taşınmaz malın kamulaştırma (değerlendirme) tarihindeki mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirin saptanması, taşınmazın değerini etkileyebilecek tüm nitelik ve unsurların ve her unsurun ayrı ayrı değerinin bilirkişi raporunda belirtilmek suretiyle gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak kamulaştırma bedelinin tespiti gerekir. Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre de, anılan yasa maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi uyarınca davaya konu taşınmazın yer aldığı ilçenin genelinde geçerli olan ve ekilmesi mutad olan bilirkişilerce taşınmazın sulu ya da kuru olmasına göre münavebeye alınacak ürünlerin dekar başına ortalama verimi ve üretim giderleri ile kg başına ortalama toptan satış fiyatlarının esas alınması suretiyle değerlendirme yılı itibariyle getireceği net gelirin saptanıp buna kapitalizasyon faizi oranının uygulanarak bedelinin belirlenmesi, bu değeri etkileyebilecek objektif unsurlar varsa bunlarda ayrıca belirtilmek ve dikkate alınmak suretiyle gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değeri tespit edilmelidir.
Somut olayda davaya konu taşınmazın üzerinde faal olmayan bir mermer ocağı bulunduğu ve taşınmazdan mermer çıkarılmasına yönelik bir faaliyet bulunmadığı saptandığına göre, taşınmazın Kamulaştırma Yasasının 11. maddesindeki esaslar gözetilerek değerinin tespit edilmesi gerekir. Buna göre taşınmazın sulu veya kuru tarım arazisi olup olmadığı belirlenip Salihli İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü'nden bu niteliğine göre münavebeye alınacak ekilmesi mutad olan ürünler ile bu ürünlerin 2011 yılına dair dekar başına ortalama verimi ve üretim giderleri ile kg başına ortalama satış fiyatları getirtilerek bunlar esas alınıp getireceği net gelirin bulunması, buna (Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre, kuru tarım arazilerinde % 6, sulu tarım arazilerinde % 5 oranında) kapitalizasyon faizinin uygulanması, taşınmazın bulunan bu değerini etkileyecek nitelikte objektif unsurlar söz konusu ise bilirkişi kurulunca bu unsurların neler olduğu ve değeri ne oranda etkilediği de açıkça belirtilerek denetime elverişli gerekçeli bir değerlendirme raporunun düzenlenmesi sonucu taşınmaz malın bedelinin tespiti gerekirken, serbest piyasa rayiçlerine göre değer belirleyen bilirkişi kurulu raporuna dayanılarak hüküm kurulmuş olması,
2) 2942 Sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı yasayla değişik 15. maddesinin 4. fıkrasına göre: bilirkişi kurulu, kamulaştırmaya konu olan yerin cins ve niteliğine göre, üçü odalar listesinden, ikisi de idare kurulu listesinden seçilmek suretiyle beş kişiden oluşur. Kanunun bu açık hükmüne rağmen dört kişiden oluşan bilirkişi heyetinin düzenlediği rapora göre karar verilmesi.
Kabule göre de:
3) Dava konusu taşınmazın üzerinin meşe ağaçlarıyla kaplı olması, içerisinde daha önceden açılan mermer ocağı bulunması, derinlerde olabilecek mermer miktarı ve kalitesi gibi hususların objektif değer artış nedeni olamayacağı gözetilmeden % 50 oranında objektif değer artışı uygulayan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuş olması.
4) Kamulaştırma Yasası'nın 4650 Sayılı Yasayla değişik 10. maddesinin 8. maddesinde Tarafların anlaştığı veya tarafların anlaşamaması halinde hakim tarafından kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen miktarın, peşin ve nakit olarak veya kamulaştırma bu Kanunun 3. maddesinin 2. fıkrasına göre yapılmış ise, ilk taksitin yine peşin ve nakit olarak hak sahibi adına, hak sahibi tespit edilememiş ise ileride ortaya çıkacak hak sahibine verilmek üzere 10. maddeye göre mahkemece yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılması ve yatırıldığına dair makbuzun ibraz edilmesi için idareye onbeş gün süre verilir. Gereken hallerde bu süre bir defaya mahsus olmak üzere mahkemece uzatılabilir. İdarece, kamulaştırma bedelinin hak sahibi adına yatırıldığına veya hak sahibinin tespit edilemediği durumlarda, ileride ortaya çıkacak hak sahibine verilmek üzere bloke edildiğine dair makbuzun ibrazı halinde mahkemece, taşınmaz malın idare adına tesciline ve kamulaştırma bedelinin hak sahibine ödenmesine karar verilir ve bu karar, tapu dairesine ve paranın yatırıldığı bankaya bildirilir hükmü yer almaktadır. Buna göre mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedelinin davacı tarafça davalı adına bankaya bloke edildiğine dair makbuzun dosyaya sunulması halinde taşınmaz malın idare adına tesciline ve kamulaştırma bedelinin hak sahibine ödenmesine karar verilmesi gerekirken, Davacı tarafından davalıya ödenmesi gereken 29.250-TL'nin mahkeme veznesine depo edildikten sonra ifraz ve tescil işlemleri için Salihli Tapu Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasına şeklinde hüküm kurulmuş olması,
5) Kamulaştırma Yasası'nın 4650 Sayılı Yasayla değişik 29. maddesi hükmü gereğince tüm yargılama giderlerinin davacı idare üzerinde bırakılması gerekirken davalıdan tahsiline karar verilmesi,
6) Davalı vekilinin adının karar başlığında yazılmamış olması,
7) Davada kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalı yararına karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmemesi, doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istenmesi halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 19.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy