(926 S. K. m. 115)
Dava: Dava dilekçesinde, eğitim ve öğretim giderlerinden kaynaklanan 46.218,51 TL alacağın sarf tarihinden itibaren faizi ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde, davalılardan M. T.'nün Askeri Liseyi bitirdikten sonra Kara Harp Okulu öğrencisi iken kendi isteğiyle 17.7.2009 tarihinde okulla ilişiğinin kesildiğini, davalıya eğitimi boyunca 46.218,51 TL masraf yapıldığını belirterek, bu masrafın sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, alınan bilirkişi raporunda davalıların 30 Haziran 2010 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunan 6000 Sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu Ve Yargılama Usulü Kanunuyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 18. maddesiyle 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 115. maddesinin 1. fıkrasının son cümlesinde yapılan değişiklik çerçevesinde personel ve amortisman giderleri düşülmek suretiyle borcu belirlenmiş, ancak mahkemece davacı idarenin 6000 Sayılı Kanun kapsamında yeniden yapılandırdığı borç bilgileri doğrultusunda 31.737,71 TL asıl alacak ve 7.515,94 TL işlemiş faize hükmedilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1- Geri çevirme kararı üzerine dosyaya getirtilen 6000 Sayılı Kanun kapsamında borç hesaplama tablosunun ve Kara Harp Okulu Komutanlığı'nın yazı cevabının incelenmesinden, idarece faiz başlangıç tarihinin 30.6.2003 olarak alındığı ve işlemiş faiz miktarı olarak bildirilen 7.515,94 TL'nin ilişik kesme (17.7.2009) tarihine kadar hesaplanmış olduğu anlaşılmaktadır. Alınan 7.3.2011 tarihli bilirkişi raporunda ise, Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde, eğitim öğretim dönemi sonları faiz başlangıcına alınarak dava tarihine kadar işlemiş faiz miktarı 12.250,76 TL olarak hesaplanmıştır. Mahkemece verilen kararda asıl alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine hükmedildiğine göre, işlemiş faiz miktarı olarak bilirkişi tarafından hesap edilen 12.250,76 TL'ye hükmedilmesi gerekirken, idarece bildirilen ilişik kesme tarihine kadar işlemiş faiz olan 7.515,94 TL'nin hükme esas alınması,
2- Davalıların borcu yargılama sırasında yürürlüğe giren yasa hükümlerine göre yeniden belirlendiğinden: davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretiyle yargılama giderlerinin dava tarihindeki haklılık miktarlarına göre belirlenmesi gerekir. Bu sebeple: mahkemece, yargılama sırasında yürürlüğe giren 6000 Sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu Ve Yargılama Usulü Kanunuyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun yürürlüğe girmemiş olsaydı davaya konu asıl alacağın red ve kabul edilecek miktarları bilirkişiye hesap ettirilip bu miktarlar üzerinden davada kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi.
3- Davacı yararına hükmedilen vekalet ücretiyle mahkeme masrafları ve harcından davalı kefillerin kefalet limitleriyle orantılı olarak yükümlüyle beraber müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları hususunun hükümde belirtilmemesi, doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince bozulmasına, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 19.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy