(5490 S. K. m. 36) (5718 S. K. m. 41)
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin nüfus kayıtlarında hem G. hem de G. olarak kaydedildiğini, G. C.'la ilgili kaydın iptal edilmesini, G. C. olarak kaydın devam etmesini istemiş, mahkemece davanın yetki yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin nüfus kayıtlarında hem G. hem de G. olarak kaydettirildiğini ileri sürerek G. C. ilgili kaydın iptal edilmesini, G. C. olan kaydın devam etmesini istemiş, mahkemece davanın yetki yönünden reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacının Almanya/Hamburg'da ikamet ettiği, avukatına verdiği vekaletnamesinde adres olarak Gaziosmanpaşa Mevlana Mah. Nur Sitesi C Blok D:7 Yeşilpınar adresini bildirdiği anlaşılmaktadır. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36 ncı maddesinin (a) bendinin birinci cümlesinde; Nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları, düzeltmeyi isteyen şahıslarla ilgili resmi dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet Savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılır. Yine 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 41 inci maddesinde; Türk vatandaşlarının kişi hallerine ilişkin davaları, yabancı ülke mahkemelerinde açılmadığı veya açılamadığı takdirde Türkiye'de yer itibarıyla yetkili mahkeme, bulunmaması halinde ilgilinin sakin olduğu yer, Türkiye'de sakin değilse Türkiye'deki son yerleşim yeri mahkemesinde, o da bulunmadığı takdirde Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinde görülür. hükümleri yer almaktadır. Buna göre davacının sakin olduğu yer olarak bildirdiği Gaziosmanpaşa adresinin bulunduğu Gaziosmanpaşa Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davaya bakılarak tüm deliller toplanıp sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle Ceyhan Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğu kabul edilerek dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün HUMK. nun 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy