(4721 S. K. m. 27) (5490 S. K. m. 36)
Dava: Dava dilekçesinde, davacının Şıklaroğlu olan soyadının Şıhlaroğlu olarak düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı dava dilekçesinde, Şıklaroğlu olan soyadının Şıhlaroğlu olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece, davacının, babasının açtığı soyadı düzeltilmesi davası sonunda verilen karar ile o tarihte ergin olmayan davacının da soyadının değiştirildiği, Nüfus Hizmetleri Yasası'nın 36. maddesinin (b) bendi uyarınca aynı konuda iki dava açamayacağı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Yasası'nın 36/1-b maddesinde, aynı konuya ilişkin olarak nüfus kaydının düzeltilmesi davasının ancak bir kere açılabileceği, bendin son cümlesinde ise nüfus müdürlüğünün soyadı değişikliğinde eş ve ergin olmayan çocukların soyadını da düzelteceği öngörülmüştür. Dosya içindeki Sarız Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 09.10.1968 gün 1968/121-115 sayılı kararı ve nüfus kaydından, davacının babası H. Ş.'nun açtığı dava sonunda verilen karar ile ergin olmayan davacının soyadının da idari olarak Patat iken Şıklaroğlu olarak değiştirildiği anlaşılmaktadır.
Davacının babası tarafından açılmış dava sonunda soyadının nüfus müdürlüğü tarafından yukarıda sözü edilen madde hükmü gereğince değiştirilmiş olması halinde davacı tarafından açılmış bir davadan söz edilemez. İdari nitelikteki soyadı değişikliğinin, aynı konuya ilişkin nüfus kaydının düzeltilmesi davasının ancak bir kere açılabileceği hükmü kapsamında değerlendirilmesi, haklı nedenlerin varlığı halinde davacının dava açma hakkını engellemesi sonucunu doğuracaktır. 4721 sayılı Türk Medeni Yasası'nın 27. maddesi hükmüne göre adın ve soyadın düzeltilmesi haklı nedenlere dayanılarak hakimden istenebilir. Somut olayda davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar, dosyada toplanan kanıtlar ve özellikle tanık anlatımları, anılan Yasa maddesi hükmüne göre haklı neden sayılarak davanın kabulü ile davacının soyadının istem gibi düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy