(2942 S. K. m. 10, 11)
Dava: Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1- Hükme esas teşkil eden bilirkişi kurulu raporunda, somut emsal olarak alınan 1510 ada 14 parsel numaralı taşınmazın 19.3.2010 tarihinde 2/3 hissesinin 47.000,00 TL'ye satıldığı kabul edilerek değerlendirme yapılmış ve bu parsel davaya konu taşınmazın özellikleri karşılaştırılmak suretiyle davaya konu taşınmaza değer takdir edilmiştir. Dava konusu taşınmaza somut emsal alınarak incelenen 1510 ada 14 parsel sayılı taşınmazın, Dairemizce incelenen Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/643 E. 2012/733 K. sayılı dosyası içerisine gönderilen satış akit tablosuna göre üzerinde kargir ev bulunduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre, tapu kaydındaki evin 19.3.2010 olan satış tarihindeki nitelikleri belirlenip o tarihteki Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yayımlanan Yapı Yaklaşık Birim Maliyet Cetvelindeki sınıfına göre değeri bulunup (yıpranma payı düşüldükten sonra) bunun toplam satış değerinden indirimi yapılarak somut emsalin m2 satış değerinin belirlenmesi gerekirken, yapı dikkate alınmadan eksik satış bedeli üzerinden emsal m2 değeri hesaplayan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuş olması,
2- Dava konusu taşınmaz üzerindeki binanın kalorifersiz olduğu ve doğalgaz tesisatı döşenmek suretiyle ısıtıldığı anlaşıldığına göre, söz konusu binanın tamamının değerinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yayımlanan 2011 yılına ait Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Cetvelinde belirtilen 3. sınıf A grubu yapı olarak değerlendirilerek bedelinin belirlenmesi ve doğalgaz tesisatı için de makul oranda bir ilave yapılması gerekirken, binanın zemin katının 3. sınıf A grubu, 1. katının 3. sınıf B grubu değerlendirilmesi suretiyle bedel tespit edilmesi,
3- Dava dilekçesinde davaya konu taşınmazın davacı idare adına tescili istendiğine göre, mahkemece davaya konu taşınmazın tapu kaydının iptaliyle davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken yol olarak terkinine karar verilmesi, doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istenmesi halinde temyiz edenlere iadesine, 24.09.2013 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy