(2004 S. K. m. 67) (6100 S. K. m. 20) (1086 S. K. m. 193)
Dava: Dava dilekçesinde, itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı dava dilekçesinde, itirazın iptalini istemiştir.
1.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı H.M.K.nun görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler başlıklı 20. maddesinde: "Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi halinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten: kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir." düzenlemesini içermektedir.
Mülga 1086 Sayılı H.U.M.K.nun 193. maddesinde ise H.M.K. 20. maddesinden farklı olarak davanın açılmamış sayılması kararını görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren mahkemenin vereceği konusunda bir düzenleme mevcut olmadığından davanın açılmamış sayılması kararını dosyanın gönderildiği mahkeme tarafından verilmekte idi. Ancak 6100 Sayılı H.M.K.nun 20. maddesinde açıkça bu kararı görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren mahkemenin vereceği amir hüküm olarak düzenlenmiştir.
Dava ilk önce Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesine açılmış ve mahkeme tarafından sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. İş bu karar 11.4.2011 tarihinde kesinleşmiş ve davacı vekilinin 1.4.2011 havale tarihli dilekçesiyle dosya Antalya 2. Sulh Hukuk mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece Kayseri Sulh Hukuk Mahkemesi'nin yetkili olduğu gerekçesi ile 10.4.2012 tarihinde yetkisizlik kararı verilmiştir. Mahkeme kararı 2.7.2012 tarihinde kesinleşmiş ve kesinleşmenin yapıldığı 17.7.2012 tarihinde davacı veya davalı vekilinin istemi olmaksızın dosya Kayseri 4. Sulh Hukuk mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya gönderilirken H.M.K.nun 20. maddesindeki şartlar yerine getirilmemiştir. H.M.K.nun 20. maddesinde öngörülen iki haftalık süre. hak düşürücü nitelikte olup: mahkemece, kendiliğinden gözetilmesi gerekir. Somut olayda da iki haftalık süresi içinde davacı veya davalı taraf, yetkisizlik kararı veren mahkemeye, dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi için başvuruda bulunmamıştır. Bu hukuksal sebeplerle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, yetkisizlik kararı, tarafların müracaatı beklenmeden dosya kararı veren mahkemeye re'sen gönderilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, usulüne uygun şekilde kendisine gönderilmeyen dosyanın esas kaydına bu yönde meşruhat verilip, dosyanın yetkisizlik kararı veren mahkemeye iadesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istenmesi halinde temyiz edene iadesine, 26.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy