(634 S. K. m. 19, 20)
Dava: Dava dilekçesinde, bağımsız bölümde meydana gelen zararla teras onarım giderinin tahsili ve yönetici atanması istenilmiştir. Mahkemece yönetici atanması isteminin vazgeçme sebebiyle reddine, diğer istemlerin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar A. M. ve M. S. tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde, apartmana beton yalıtımı ve çatı, platform yaptırılmasına izin verilmesi, terastaki tüm tesisatın kal'i ile yapılacak platform üzerine yerleştirilmesi, üst katta bulunan davacıların bağımsız bölümüne terastan su sızması sebebiyle oluşan zararların ve terasta yapılacak onarım için gereken masrafın bilirkişilerce belirlenecek giderin avans niteliğinde davalılardan alınarak davacıya verilmesiyle yönetici atanması istenilmiş, mahkemece yönetici atanmasına dair istemin vazgeçme sebebiyle reddine, diğer taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerle bilirkişi raporunun incelenmesinde, anataşınmazın beton tahliyesinde kılcal çatlaklar olması ve tabiiye üzerindeki 6 adet televizyon çanak anteninin beton tahliyeye vidalanması neticesinde de çatlaklar oluşması nedeni ile de buralardan sızan sulardan davacı dairesinin zarar gördüğü anlaşılmaktadır. Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesi gereğince tüm kat malikleri anataşınmazın bakım ve onarımından Kat Mülkiyeti Yasasının 20. maddesi gereğince arsa payları oranında sorumlu olup, 19. maddenin 3. fıkrası gereğince de kat maliklerinden her biri diğer kat maliklerine kusurlarıyla verdikleri zarardan dolayı da sorumludurlar. Buna göre, tabiiye üzerinde bulunan çanak antenlerin hangi kat maliklerine ait olduğu belirlenerek, çanak antenlerinin davacı bağımsız bölümüne ve beton tahliyeye zarar vermeyecek şekilde monte edilmesinden bu kat maliklerinin sorumlu tutulması ve onlar tarafından onarılmasına hükmedilmesi gerekir. Anataşınmazın beton tahliyesi ise ortak yer olup projesi getirtilerek yerinde uygulanmak suretiyle projeye uygun onarımın nasıl yapılması gerektiği ve onarım bedeli bilirkişiye tespit ettirilerek davada taraf olmayan tüm kat malikleri davaya dahil edilip, tespit edilen onarım bedeli avans niteliğinde kabul edilerek davacılar da dahil tüm kat maliklerinden arsa payları oranında alınarak onarımın yaptırılması, masrafların daha fazla olması halinde eksik kalan bedelin de arsa payları oranında tüm kat maliklerinden alınması için öncelikle yöneticiye yetki verilmesi, yönetici tarafından yapılmaması halinde davacılara yetki verilmesi gerekir. Ayrıca yapılmasına karar verilen merdiven kovasına ek demir profil ve sac tahliyesinin projesinde mevcut olup olmadığı araştırılarak projede bulunmayan bir imalatın mahkemece yapılmasına da hükmedilmemelidir. Bundan ayrı, davacıların dairesinde oluşan zararın bedelinin tespiti ve bu bedelin tüm kat maliklerinden arsa payları oranında tahsiliyle davacılara verilmesine karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, 6 numaralı dairesinde badana ve boyayla alçı kartonpiyer yapılmasına da hükmedilmiş olması yerinde değildir.
Mahkemece yukarda açıklanan hususlar dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istenmesi halinde temyiz edenlere iadesine, 26.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy